Bu kavgadan karlı çıkan Diyarbakır olacak


Taner Özbay

Taner Özbay

05 Ocak 2017, 15:48

2016’nın son günü hepimizi heyecanlandıran bir haber yayınlandı. Başbakan Binali Yıldırım 4 büyük projeye onay vermiş, "Dağkapı-Hastane Raylı Sistem Hattı" projesinin de bunların arasında yer aldığı açıklanmıştı. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi de bu haberle eş zamanlı olarak Cumali Atilla’nın girişimleri sonucu şehir trafiğini rahatlatacak raylı tramvay sistemi projesinin onaylandığını duyurmuştu.

Bu haber, hükümetin yatırım programına aldığı raylı sistemin Diyarbakır için hayal olmaktan çıktığı anlamına geliyordu. Fakat “HDP’li belediyelerin 20 yıldır gerçekleştiremediği hafif raylı sistem projesini kayyumlar yapıyor” şeklindeki haber içerikleri HDP’ye yakın kesimlerde büyük rahatsızlık uyandırdı. Haber21’e özel açıklama yapan Sur Belediyesi başkanı Abdullah Demirbaş, “Yıllarca bize iş yaptırmadılar, şimdi propaganda yapıyorlar” diyerek tepki gösterdi.

Osman Baydemir döneminde Diyarbakır Ulaşım Ana Planına dahil edilen raylı sistem projesi, son iki yerel seçimde taahhüt edilmiş fakat hükümet onayından geçemediği için gerçekleştirelememiş bir projedir. HDP’li belediyenin 20 yılda yapamadığı kayyum tarafından iki ayda çözüldü” denilen şey kayyumun hükümet onayını sağlaması yani raylı sistemin nasıl finanse edileceği konusunun hükümet eliyle çözüm bulmasıdır.  

HDP’li yönetime ait olup da hükümet onayı alınamadığı için gerçekleştirilemeyen bir diğer proje ise Dicle Vadisi projesidir. Hükümet bu projeye de el atarak Dicle Vadisi Rekreasyon Projesinin birinci etap çalışmasına 4 Ocak itibarıyla start verdi. 

Çarşamba günü Diyarbakır’a gelen Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Hz. Süleyman Cami etrafının düzenlenmesi, Dicle Vadisi projesi ve Sur’un yeniden inşaası projelerinin temelini attı. Törene TOBB başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türk-İş Genel başkanı Ergün Atalay, TOKİ başkanı Ergün Turan’ın da katılması, en önemlisi Başbakan Binali Yıldırım’ın törene telekonferansla bağlanması hükümetin bu projelere ne kadar ciddi baktığını gösteriyor.

Tören alanında görüştüğüm bazı dostlar “projeler güzel de iş ki yapılsa” şeklinde sözlerle kuşkularını dile getirmiş olsa da, daha önce Urfa yolunu 8 adet alt geçit yapmak suretiyle modern hale getiren hükümetin bu 3 projeyi de hayata geçireceğine inanıyorum.

Bir belediyenin iktidar partisinden olması her bakımdan avantaj, iktidar partisinden olmaması ise genel olarak dezavantajdır. Zira iktidar desteği olmayan belediyelerin projelerini hükümete onaylatması, iktidarın desteğini alması kolay bir iş değildir. Bu nedenle iktidar partisinden olmayan belediyelerin rutin dışı hizmet yapması neredeyse olanaksızdır.  

1999 yılından bu yana Diyarbakır belediyelerini elinde bulunduran Kürt siyaseti, 2002’den bu yana iktidarda olan Ak Parti ile sürekli gerilim halinde oldu, PKK’ya kaynak aktarmakla, hizmet yapmamakla suçlandı. Bu nedenle de iktidardan mega projeleri için onay alamadı, krebilite çalışmalarına garanti verilmedi. Yani bu kavganın kaybedeni hep Diyarbakır oldu.

Şimdi kayyum atamaları ile HDP yönetimindeyken gerçekleştirilemeyen projeler hükümet eliyle gerçekleştiriliyor. Gönül isterdi ki siyasi kutuplaşmalar, kavgalar olmasaydı, iletişim kanalları sonuna kadar açık olsaydı. Ve bu projeler Ak Parti ile HDP’nin ortaklaşması ile yapılsaydı. Ama olmadı. Bu siyasi kavganın sonu nereye varır bilemiyorum ama görünen o ki kazananı Diyarbakır olacak...

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.