Devletler, hükumetler, Lobiler ve ORTADOĞU


Kadri Kanpak

Kadri Kanpak

01 Mart 2017, 12:10

Öğrendiklerimden özetle; binlerce yıl önce Afrika’da Nil nehrinin taşmalarından sıkça mağdur olan tarımcılar, duruma çarenin set yapmak olduğunu fark edince, bu doğrultuda kolektif yapılması gereken set için organize olmuşlar. Bu şekilde başlayan ilk KAMU YÖNETİMİ setin tamamlamasından sonra da ortak amaçlar için devam etmiştir. Sonrasında ailenin toprağa hâkimiyeti olan FEODALİTE, akrabalardan oluşan KABİLE, biraz gelişkini olan SİTE, bir ailenin bölgesel hâkimiyeti olan DEREBEYLİKLER’LE değişimler yaşamıştır.

Bir yanda bin yıllar varlığını sürdüren temeli ‘aileye yeten ölçekteki’ küçük tarım faaliyetlerine dayanan durağan Asya Tipi Üretim Tarzı bölgelerinden; Çin, Rusya, Türkiye, Pakistan dönüşümlerine karşın diğer yanda dinamik Avrupa Tipi Üretim Tarzı bölgelerinde; ilkel toplum, feodal toplum, merkantilizm, kapitalizm, sosyal liberalizm evrimi gerçekleşmiştir.

Fransız devrimiyle kökten değişmeye başlayan kamu yönetimi devlet olgusuna yönelirken 19 uncu 20 inci yüzyılda; imparatorluklar çarlıklar ve krallıklar; kapitalist ve sosyalist sistemlere dönüşmüştür. Otoriteye dayanan (faşist ve sosyalist) devlet yönetimleri toplumsal dinamiklerle 20 inci yüzyılın ikinci yarısında; sosyal liberalizme veya karma ekonomiye evrilmiştir.

Bugün gelinen dünyada; insanlığın başladığı bilinen ve halen ilkel yaşayan Afrika’nın yoksulları, niteliksiz üçüncü dünya devletleri, niteliksiz petrol zengini toplumları, sosyalist ülkelerin karma ekonomileri, sosyal liberal gelişkin devletler ve sanki dünya karmaşasından habersiz teknoloji üretmeye adanmış uzak doğulularla dünyayı bir bütün anlamak ve tanımlamak oldukça güçtür.

Dünya yönetiminden veya koordinasyonundan sorumlu bir merkez olmadığına göre genel bir düzelmeyi beklemek hatta ummakta mümkün değildir.

Dünya tarihinde zaman akıp geçerken oluşan ‘Birleşmiş Milletler’ sanki dünyanın ve insanlığın geneli içinmiş gibi duruyorsa da, aslında daimi konsey ülkeleri olan ABD, İNG, RUSYA, ÇİN ve Fransa bağlantılı AB nin dünyaya hâkimiyeti için oluştuğu anlaşılmaktadır.

Dünyanın her bir kıtası coğrafyasına ve sosyolojisine göre farklı değişimler yaşarken; sosyo-ekonomik gerçek olan (dini, milleti ve devleti olmayan) gezgin sermaye gruplarının oluşturduğu devletler üstü ‘FİNANS LOBİSİ’ politika ve stratejisini oluşturarak etkinliğini giderek artırırken; Metal paradan, metal karşılığı banknot paraya, ondan olsun paraya ve kaydi paraya geçişler yaşanmıştır. Bu süreçte FİNANS LOBİSİ, (hâkimiyeti artırmak için) ULUSLARARASI TİCARETİ, (gücünü artırmak için) SİLAH sanayiini ve gittikçe gelişen TEKNOLOJİYİ, yaşam dinamizminin ve ekonominin ana faktörü olan ENERJİ kaynaklarını kontrolüne geçirmek için oluşturdukları stratejiler yaşadığımız karmaşa döneminin alt yapısını oluşturmaktadır.

FİNANS LOBİSİ dünya para hareketini yönlendirirken, enerji bölgelerinde oluşturdukları karşıt gruplara örgütlere destekle oluşturdukları kargaşayla toplumları bezdirerek hâkimiyetini artırmaktadır.

ÖZETLE; Birleşmiş Milletlere kayıtlı devletlerin; öz kaynak, teknolojik silah ve enerji güçleri yoksa (görünürdeki demokratik veya anti demokratik) hükumetlerinin yönetme gücü de olamaz. Hükumetler sadece o rolde olmanın psikolojisiyle tatmin olurlar. HATTA orta ölçekli devletlerin finansmanı ve silahı nereden kaynaklanıyorsa oraya göbekten bağlı oldukları göz ardı edilebilir mi?

Dünyayı, devletleri ve kitleleri; merkezi örgütü ve tüzel kişiliği olmayan ‘FİNANS, SİLAH ve ENERJİ’ LOBİLERİ yönlendirirken MEDYA ve artık BİLİŞİMİ de araç olarak kullanmaktadırlar.

Ortadoğu devletlerinin, örgütlerin oluşumunun ve eylemleriyle oluşan kargaşanın da bu açıdan irdelenmesi gerektiğini düşünüyorum. www.kadrikanpak.com

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.