Ak Parti’nin 15 yıllık iktidarında Diyarbakır kimlere teslim edildi?

Diyarbakır Söz Gazetesi’nde “Manşetten” ismiyle yayınlanan “AK PARTİ İL BAŞKANI BELLİ OLDU MU?” başlıklı, birbirinin devamı olan iki ayrı köşe yazısında Ak Parti’nin Diyarbakır siyasetine yön verdiği iddia edilen isimlere ilişkin çarpıcı bilgilere ve iddialara yer verildi. 

Ak Parti’nin 15 yıllık iktidarında Diyarbakır kimlere teslim edildi?
14 Ocak 2018 Pazar 18:11

Diyarbakır’ın bir siyasi üçlüsünün (troyka) olduğu iddia edilen ilk makalede, bu troykanın başından beri Diyarbakır’ın üzerine bir kabus gibi çöktüğü, ticari, sosyal, siyasal ahlaki tüm alanlarda etkilerinin hiç azalmadığı, bilakis gün be gün arttığı belirtilerek “Şehrimizin kabusu olmuş bu Troykanın icraatları dur durak bilmiyor. Bu günlerde Ak Parti il başkanı seçiminde de etkileri fazlasıyla hisediliyor. Gün geçmiyor ki bu troyka haksızlık ve zulüm olabilecek bir icraata imza atmış olmasınlar. Bu zulüm ve haksızlık öyle sıradanlaştı ki artık kimse karşı çıkmıyor hakmış gibi kabullenilmeye başlandı.” Denildi.

“Hak-Batıl mücadelesinin hak erleri olan gerçek Ak Partili insanlarımız artık haykırıyor ve isyan ediyor. İşte haykıran Ak Parti tabanının sözleri bunlar” tespitinin yapıldığı makalede, “Şu an yeni İl başkanı atanıyor ve ayak oyunları ilk günkü gibi durmadı. Ak Parti Genel Merkezi Halkın sesine kulakları tıkamış durumda. İlimizin siyasi troykasının ve bağlantılı menfaat çevrelerinin sesi daha çabuk ulaştırılıyor genel merkeze. Genel Başkanımıza yalan söylüyorlar boyuna. Dayı yeğeni her birini merkez ilçelerden birine başkan yaptılar genel merkeze başarı diye yutturdular. Kim yapıyor bu organizasyonu biliyorsunuz. Bu halkın sesine davanın gerçek sahiplerine kulak vermenin zamanı gelmedi mi?” diye soruluyor.  

Ak Partinin 15 yıllık iktidarı döneminde Diyarbakır’ın resmen bu Troykaya teslim edildiği öne sürülen “AK PARTİ İL BAŞKANI BELLİ OLDU MU? (II) başlıklı ikinci makalede ise demokratik haklar ve tabu olmuş bazı yasakların bir bir yıkıldığı, sıranın tüm ülkeye yapılacak hizmetlerden bölgenin de faydalanmasına geldiği fakat birilerinin buna dur dediği iddia edilerek, troyka’yı oluşturulan isimler üstü kapalı olarak teşhir edildi.

İşte Söz Gazetesinde yayınlanan “AK PARTİ İL BAŞKANI BELLİ OLDU MU? (II) başlıklı makalale:

“Geçen yazımızda ilimizin siyasi kabusu "Troykadan" bahsetmiş Ak Parti tabanının bundan duyduğu rahatsızlığı dile getirmiştik. 

Bizi bu sebeple arayan Ak partililer "Troykayı" detaylandırmamızı ve konuyu açmamızı istediler. Biz de kırmadık onları ve açık açık dile getiriyoruz. Ak Partinin 15 yıllık iktidarı döneminde, Diyarbakır resmen bu Troykaya teslim edildi. Kim bu zat ı muhteremler?... Buyurun kim olduklarına siz karar verin…

Bu kıymetli şahsiyetler Diyarbakır da Ak Parti siyasetinin şimdiye kadar hep en tepesinde kaldılar.  Hangi hizmetlerin altına imza attılar bir bakalım? İlimize yönelik geliştirdikleri bir proje var mı peki? Hangi ağır sanayiyi kazandırdılar? GAP kapsamında yürüyen barajlar hariç.. Gençlikle ve eğitimle ilgili hangi yatırımlara öncülük ettiler? Kadınlara, yaşlılara engellilere, terör mağdurlarına çocuk gelinlere, kan davalarına, işsizlik sorununa yönelik ne yaptılar? Cevabını biz verelim:

2002 yılında halkın büyük teveccüh gösterdiği Ak Parti tek başına iktidara geldi. Bu bölgede büyük bir heyecana neden oldu? Çünkü Ak parti 7 milletvekili ile ilimizde temsil edildi. Recep Tayip Erdoğan ismi Güneydoğu'da tabiri caizse nefes oldu.. Heyecan ve beklentiler oluştu, halk arasında efsaneye dönüştü. TRT6, Kürtçe öğrenim ve özel okularda eğitim hakkı vs. demokratik haklar ve tabu olmuş bazı yasaklar bir bir yıkılırken sıra tüm ülkeye yapılacak hizmetlerden bölgenin de faydalanmasına gelmişti ki birileri dur dedi…

Kimdi bu birileri? Örgüt mağarasında arkasında örgüt bayrağı ile bir yerlere selam çakma görüntüsü veren zevat, adeta "Tiran olmaya" karar verdi. O gün bu gündür ilimizin üstüne kabus gibi çöktü.

İlimizdeki ve çevre illerdeki devlet fabriklarını özeleştirme adı altında dostlarına ve ortaklarına verdi. Onlar da bunu ikinci kişilere devrederek hatırı sayılır gelir elde ettiler.

Ak Partinin ilk il başkanı hariç geri kalanın tümünü kendileri tayin ettiler. İlk il başkanını da komplo ile uzaklaştırdılar. Milletvekili sıralamalarında hep etkili oldular.

Kim kaçıncı sıradan aday gösterilecek, kim elenecek, kim kime ne verecek hepsini onlar belirlediler.  Belirlediler derken üste hep dezenformasyon yaparak istemediklerini türlü türlü yollarla elediler.

Bu kişiler "emellerine" nasıl ulaştı? İstemedikleri kişileri nasıl etkisizleştirdiler? Sevmediği milletvekillerine "karakter suikastleri" yaptı. Onları tek tek itibarsızlaştırıldı. Değersiz kıldı hepsini.

Yanında emir komutalarına göre hareket edecek bir iki kişi bırakıp 3'lü troyka oluşturdu. AK Partinin hizmet ve projelerinin kendi üzerlerinden ancak bölgeye ulaşmasına izin verdiler.

Önce kurum atamalarını kendine göre dizayn ettiler. Diyarbakır da kendileri adına sağa sola koşturacak yeğen, abi, akraba vs şahıslardan oluşan temsilciler bıraktılar.

Uçan kuştan haberdar oldular, onlardan habersiz camilere hela bekçileri bile atanmaz oldu. Eğitim, sağlık, imar, tarım, şehircilik çevre, vakıf maliye üniversite belediye dahil olmak üzere tüm akçeli kurumları dizayn edip kendilerine hizmet edecek adamlar atadılar.

Belediye diyorum şaşırmayın ha! Parti fark etmeksizin beraber iş yaptılar. Valilik SODES projeleri , TKDK, hibeler İŞ Kur ne varsa ambargo koyup yönlendirdiler ve kendileri için kullandılar.

Kimisi Devlet emeklisi , kimisi de STK temsilciliği geleneğinden gelen troyka üyeleri zengin bir mal, mirasa sahip değilken birden varlıklı zengin insanlar olmaya başladılar. Öz güvenleri dokunulmazlık duyguları o kadar artı ki FETÖ üniversitelerine mütevelli heyet oldular. Bu sayede ilin hemen tüm kamu hazine arazilerini zimmetlerine geçirdiler.

Hem FETÖ kurumlarına tahsis etiler hem de kendilerine bağışladılar. Peki terörün kol gezdiği bu topraklarda bunlara hiç kimse karışmadı mı? Bir şey istemedi mi? Bu kadar güvende olmayı nasıl sağladılar? Bunların legal kollarıyla işbirliği yaptılar elbette. Öbür tarafı da idare ettiler. Bunun için imar izinler çıkartılar emsalleri artırdılar.. 50 yıllık kiralamalar yaptılar.. Belediyelerde işleri hiç aksamadı. Kazan kazan kuralı uygulandı tabi ki…

Bölgeye olan etkileri bununla sınırlı değil elbette. İhaleler, amir atamaları parti teşkilat yapılanmaları, tamamıyla liyakat esasına göre değil Troykaya yakınlık kıstasına göre yapılır oldu.

Milletvekili sıralamalarında kim kime ne verdi hepiniz bizden daha iyi biliyorsunuz…

Ön seçimler, temayül yoklamaları, bölge koordinatörlerinin raporları bunların yalanlarını, dolanlarını her şey benim kontrolümde olsun planlarını aşamadı.

15 sene boyunca Ak Parti fakire dağıttığı nimetlerinden, projelerinden devletin şefkat elinden , bunlar uzak tuttu halkı.

Zaten uluslararası proje sahipleri ve terör örgütleri bunların varlığından ve siyasetinden hiç rahatsız olmadı.

Çünkü halkı siyaseten Recep Tayyip Erdoğan dan uzaklaştıran, gençliğe değil kendilerine yatırım yapan bu şahıslar kimse için tehlike oluşturmuyordu.

Kazan kazan kuralı maalesef burada da işledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve gerçek dava erleri millet için sahada cansiperane mücadele ettiği bu dönemlerde, bölgenin emanet edildiği Troyka

üyelerinin yıllarca kendi şahsi menfaatleri için kimlerle ne işler çevirdikleri, kimin için ve ne için koşturdukları gün gibi ortada.

Peki bunlar yıllarca üst düzeyde görevler ve konumlar elde ettiler bölgemiz için ilimiz için hiç mi bir şey yapmadılar?

Yaptılar elbet haklarını yememek lazım…

Mesela HİPODROM az bir şey mi?

Gençlerimiz vatandaşlarımız at yarışları için umut kapısı deyip ganyan bayilerinde kuyruğa girerdi hatırlayın.

Tv den at yarışı izlerdi. Ganyan pardon Kumar oynamanın hazını yeterince alamıyorlardı.

Sayın yetkili büyüğümüz devreye girip hemen hipodromu yaptırıverdi. Allah razı olsun at yarışlarını vatandaşın ayağına getirdi.

Daha önce belli bir kesim bu ganyan kuponu yatırırken şimdi bunun için aileler dağılıyor, yuvalar yıkılıyor, geleceğini eğitimde bilimde irfanda arayan gençlik yerine ganyan bayii kuyruklarında bekleyen bir nesil yetişiyor Evvel Allah…

Harçlığı yetmeyince evden ekmek almaya gönderilen çocuklar soluğu ganyan bayilerinde alıyor.

İşte bize bıraktıkları en büyük eserlerinden biri bu.  Tüm ihtişamı ile HİPODROM şehrin her tarafından görülen büyükçe tahsisli bir arazide arzı endam ediyor.

Emeği geçenleri tebrik etmemek elde değil.

Sayın büyüğümüz onca yıllık etkili görevde iken yaptığı özel şaheseri bu.

Peki diğer etkili saygın büyüğümüzün hangi eseri var?

Cevap:

İlimizde Ak Parti’nin oy oranı ve bugünkü hali derim.

Yani bir il başkanı atanacak, baksanıza ne oyunlar çeviriyor.

Alın tüm teşkilatları, kadroları, milletvekilliği sırası ne istiyorsanız alın.

Yeter ki samimi Ak Partili insanımızla, usulüne göre görev almak isteyen adaylarımızla, genç hevesli dinamik kadrolarımızla oynamayın ve de oyunla dolanla heba etmeyin.

İroni değil gerçek dikili bir eser istiyorsanız buyurun:

MERKEZ CAMİİ… Nasıl?

Hani şu PKK/KCK/FETÖ gibi örgütlere para yardımı iddiası ile gözaltına alınan veya tutuklanan iş adamlarından alındığı iddia edilen paralar ile yaptırılan MERKEZ CAMMİ var ya!.

Aha işte o.

Unutur muyuz bu hizmeti…

O Abi’ninde en büyük eseri bu camii. İnşaatı devam ediyor tabi ki.

Mütaahiti de yabancı değil.

Şimdi bir taraftan şehrimizi kumar batağına sürükleyen ve toplumsal çöküşe neden olan büyük HİPODROM,

Öbür taraftan bağcıları ve kaynağı konusunda şaibeler bulunan MERKEZ CAMMİ İNŞAATI.

Belki de amaç, 5'inci Harem-i Şerif olan Ulu Camii'ye olan ilgi ve alakayı düşürmektir…

Mescid'i Kuba'ya karşı munafıkların inşa ettiği Dirar Mescid'i vardı…

Öyle ya; peygamber Efendimiz (S.A.) o camide namaz kılmamış/kıldırmamış..

Zaten, Kur'an-ı Kerim, "Dirar" Mescidi olarak, bunu vurguluyor…

Allah muhafaza iman noktasında sorun yaratır.

Ne yani? Vatandaşımız iki eser arasında bir oraya bir buraya mı savrulacak?

İbadet ve kumar…

Tercih sizin diyorlar, halkımız ne yapasın?

Ya da MERKEZ CAMİİ’nin altındaki dükkanlardan birine ganyan bayii açarlar ve iş tamamlanır. Oraya buraya koşturmaya gerek kalmaz böylece…

Sevgili Troykamız!

İşte sizin 15 yıllık eserleriniz.

Şimdi Ak Parti il başkanlığı için her ne plan yaptıysanız veya her kimi seçtiyseniz bizden yana helali hoş olsun.

Yeter ki çoluk çocuğumuzun rızkını helal olmayan bir yoldan kazanmamıza sebep olmayın ve bizi günaha itmeyin…

Ayrıca saf dini duygularımızla gittiğimiz Ulu Camimiz, Nebi Camiimiz var.

Bize kaynağı belli olmayan paralarla yapılan şatafatlı mabedler lazım değil.

Ez Cümle;

Dindar Halkın Ahlakı ve İmanı ile uğraşmayın,

Var gidin yolunuz açık olsun

Vesellam…”

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Vatandaş - 9 ay önce
İsimlerini yazmaya dilin varmadı mı.