Ermeni mirası kadayıfımıza da göz diktiler!

​​​​​​​Diyarbakır’ın değeri olan ürünleri bir bir kaybetmeye devam ediyoruz.

Ermeni mirası kadayıfımıza da göz diktiler!
04 Ekim 2017 Çarşamba 12:35

Karpuzu Adana’ya, Kaburga dolmasını Mardin’e, Ciğer kebabını Urfa’ya, Çayda Çıra oyununu Elazığ’a, burma kadayıfı da Bingöl’e kaptırmak üzereyiz. Kentin değerleri bir bir elden giderken, yöneticilerin bu konuda adım atmayışı kentin sahipsiz olduğunu bir kez daha gösterdi.

Bingöl’ün, Diyarbakır’a ait olan burma kadayıfın patentini almaya çalışmasına en büyük tepki Diyarbakır’da faaliyet gösteren Bingöl asıllı kadayıfçı ve esnaflardan geldi. Kentteki tatlıcılar,”Burma kadayıfın Diyarbakır’a ait olduğunu tüm dünya biliyorken işi Diyarbakır’da öğrenen bazı tatlıcıların Bingöl adına patent almaya çalışması ahlaki değildir” diyerek tepki gösterdi.

Lezzet Markalarını Sahipsizlikten Kaybediyor

Diyarbakır’a ait olan lezzetlerin ve ürünlerin marka patentlerinin başka şehirler tarafından alınması, ya da alınmaya çalışılması bölgenin en büyük kenti olan Diyarbakır’da üzüntü ile karşılanıyor. Diyarbakır halkı, her alanda olduğu gibi el emeği göz nuru olan ciğer, tatlı, yemek ve folklorik ürünlerin korunması noktasında da sahipsiz bir kent oldukları algısını taşıyor. Ş.Urfa’nın ciğere göz dikmesinden sonra bugünlerde bir diğer komşu kent olan Bingöl ile de burma kadayıf konusunda patent tartışması yaşanıyor.

‘Kökenimiz Bingöl’den Ama Biz Artık Diyarbakırlıyız’

Diyarbakırlılar, işi Diyarbakır’da öğrenen ancak burma kadayıfın patentini Bingöl’e kazandırmaya çalışan Bingöllü bazı kadayıfçılara tepkili. En büyük tepki ise Diyarbakır’da yaşayan ve burada faaliyet gösteren, artık kendilerini Diyarbakırlı olarak atfeden Bingöl asıllı kadayıfçılardan ve esnaflardan geldi. Tigris Haber’e konuşan Diyarbakır’daki Bingöl kökenli esnaf ve tatlıcılar, burma kadayıfın Diyarbakır’a ait olduğunu tüm dünya biliyorken işi Diyarbakır’da öğrenen bazı tatlıcıların Bingöl adına patent almaya çalışmasının ahlaki ve etik olmadığını dile getirdi.

‘Ustanın Kökeni Değil, İşin Yapıldığı Yer Önemlidir’

Diyarbakır’a ait lezzet markalarının başka kentlere kaptırılmasına gösterdiği tepki ile öne çıkan Alattin Kılıç (Kahvaltıcı Alaattin Usta),”Diyarbakır’da yaşayan Bingöllüler, Ermenilerin yanında bu işi öğrenerek usta olmuş. Yani Diyarbakır’ın kadayıfçıları Bingöl asıllıdır fakat bu işi Diyarbakır’da öğrenmişlerdir. Kökenlerinin önemi yok, sonuçta burada öğrendiklerine göre burayı temsil etmeleri gerekiyor. Kendileri Bingöllü olsa da kadayıf ve burma kadayıf Diyarbakır’a aittir. Benim de kökenim Bingöl’dür ama Diyarbakır’da yaşıyorum, burada kazanıyorum ve artık Diyarbakır’ı temsil ediyorum. Kendi markalarımıza sahip çıkmak zorundayız. Birçok lezzetimize ve yemeğimize sahip çıkamadığımız için başkaları patent aldı ancak burma kadayıfın kaybedilmesine izin vermeyeceğiz” dedi.

‘Bingöl’e Ait Olduğunu Düşünmek Akıl Tutulmasıdır’

Diyarbakır’ın en eski kadayıfçılarından olan bir aileyi temsil eden Ahmet Altunbay (Sıtkı Usta), Diyarbakır’a ait olduğu tüm dünya tarafından bilinen burma kadayıf için Bingöl’ün patent almaya çalışmasını “ akıl tutulması” olarak değerlendirdi. Bir an önce patentin alınması gerektiğini ifade eden Altunbay,”Diyarbakır adına patent almak için girişimde bulunduk. Fakat valilik,”siz karışmayın, biz Ticaret ve Sanayi Odası ile birlikte patent alacağız” deyince işi onlara bıraktık. Şu ana kadar patent resmi olarak alınmış değil. Bu iş bir an önce Diyarbakır lehine sonuçlandırılmalı. Biz alamazsak başkası alacak ve bu kabul edilemez. Burma kadayıfın Diyarbakır’a ait olmadığını düşünmek akıl tutulmasıdır. Evet, biz de köken olarak Bingöllüyüz ama bu işi Diyarbakır’da öğrendik, burada marka olduk ve Diyarbakır’ı temsil ediyoruz. Aksini düşünmek insanın yediği ekmeğe ihanet etmesi olur” diye konuştu.

‘Kadayıfın Ana Yurdu Diyarbakır’dır”

Kadayıfın ana yurdunun Diyarbakır olduğunun herkes tarafından bilinmesine rağmen işi Diyarbakır’da öğrenen bazı Bingöllülerin “Burma kadayıf Bingöl’ündür” diyerek Bingöl adına patent almaya çalışmasının ahlaki olmadığını dile getiren Vedat Uçak (Levent Usta) ise,”Diyarbakır’da kadayıfçılık yapan ve bu işi bizimkilere öğretenler aslında Ermenilerdir. Ermeni ustaların yanında bu işi öğrenen Bingöllüler bunu devam ettirmişlerdir. Ancak onlar Bingöl’ü değil Diyarbakır’ı temsil etmektedir, çünkü işi Diyarbakır’da öğrenmişlerdir. Ustaların nereli olduğunun önemi yok, önemli olan markanın nereye ait olduğudur. Burma kadayıfa değer katan Diyarbakır etiketidir. Bugün Bingöl’de satsan bu kadar tutulmaz. Çünkü tüm dünyada kadayıf denilince akla Diyarbakır geliyor. Patenti bir an önce Diyarbakır almalıdır” ifadelerini kullandı.

Sayar : ”Hakkımız Olan Patenti İstiyoruz”

2014 yılında patent için başvuru yaptıklarını vurgulayan Diyarbakır Ticaret Ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Ahmet Sayar ise nihai sonucu beklediklerini söyledi. Sayar,”2014 yılında burma kadayıf patenti için başvurduk. Ön onaydan geçti. Bingöl ile yarışıyoruz. Çünkü onlar da burma kadayıfın kendilerine ait olduğunu düşünüyor. Nihai karar çıkmadı, bekliyoruz. Patent kurumu hakkaniyetli bir karar vererek bize ait olduğu dünya tarafından bilinen burma kadayıfın patentini Diyarbakır adına tescil ettirmelidir. Bugün nereye giderseniz gidin kadayıfın, burma kadayıfın Diyarbakır’a ait olduğunu size söyleyeceklerdir” dedi.

Kaynak: Tigrisgazetesi

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
metin yücel - 3 ay önce
Geçen gün Sirkeci garının karşısında burma kadayıfçıda heveslendim bir burma kadayıfı yemek istedim, memleketimin kadayıfını özlemiştim diyince Diyarbakırlıyım dedim ve cevaben bana; abi burma kadayıf Bingöle aittir Diyarbakıra değil dedi,şaşırıp şok olmuştum,deme kki niyetlerin bunu Bingöle maletmek ancak bu onların suçu değil,bu hemşehrilerimizin değerlerine sahip çıkmamasıdır