Güzeloğlu Yol-iş genel sendikası kuruluna katıldı

Vali Hasan Basri Güzeloğlu Türkiye Yol-İş Sendikası Diyarbakır 11.Olağan Genel Kurul toplantısına katıldı.

Güzeloğlu Yol-iş genel sendikası kuruluna katıldı
11 Eylül 2018 Salı 11:46

Programa Vali Güzeloğlu’nun yanı sıra Yol-İş Sendikası Genel Başkanı Ramazan Ağar, Diyarbakır Yol-iş Sendikası Başkanı Bülent Yentürk, Karayolları 9. Bölge Müdürü Ökkeş Ceylan, Türk-İş Güneydoğu Anadolu Bölge Müdürü Zülküf Karakoç, Kurum Müdürleri ve çok sayıda davetli katıldı.

 Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan programda Diyarbakır Yol-iş Sendikası Başkanı Bülent Yentürk’ün yaptığı açış konuşmasının ardından davetlilere hitaben bir konuşma yapan Vali Güzeloğlu şunları söyledi; “Değerli Divan Başkanı ve divan üyelerimiz çok değerli kardeşim ve dostum yol-iş Sendikası Genel Başkanı, Sendikanın değerli üyeleri, Türk-İş’in  değerli üyeleri ve temsilcileri diğer sandıklarımızın değerli katılım ve yöneticileri ve  Diyarbakır'ın gelişmesine kalkınmasına her yönüyle daha güzel yarınlara taşınmasında emekleri ile alın teri ile hizmet eden çok değerli emekçi kardeşlerim.

Bugün Türk-İş Diyarbakır 1 nolu Yol-İş Sendikası Genel Kurul Toplantısında sizlerle birlikte olmaktan büyük bir mutluluk duyduğumu iletmek istiyorum. Genel kurulumuzun hayırlı olmasını diliyorum, hepinizi bu duygu ve düşüncelerle, sevgi ve saygılarımla selamlıyorum, hoş geldiniz.

 

Ülkemizin değişik güzel köşelerinden gelen değerli sendika yöneticileri kardeşlerimle bu havayı birlikte solumanın büyük mutluluğunu yaşıyorum.

Diyarbakır'da böylesi anlamlı bir buluşmada ülkemizin değişik güzel köşelerinden gelen değerli sendika yöneticileri kardeşlerimle bu havayı birlikte solumanın büyük mutluluğunu yaşıyorum. İnanıyorum ki bu buluşma hem sendikamıza, hem genel kurul olarak şube çalışanlarımıza hem de katılan herkese güzellikler ve hayırlar getirecektir Diyarbakır'ın tanınması Diyarbakır'ın kavranması Diyarbakır'ın geldiği doğru ve olması gereken Düzeyin Bu anlamda algılanması anlamının algılanmasında katkı sağlayacaktır çünkü Diyarbakır Cumhurbaşkanımızın ifadesi ile bu ülkenin birlik ve beraberliğinin mührü olan bir şehirdir. Diyarbakır bir aziz, bir kadim özel bir şehirdir. 10 bin yıllık bir kültür geçmişini insanlık tarihinin, Dicle'nin bereketli sularında yerleşmiş, 33 medeniyete ev sahipliği yapmış ve bütün bu medeniyetlerin birikimlerini, bırakın insanını, taşına toprağına kadar taşımış bir derinlikle şehirdir. Diyarbakır İslam la Anadolu'nun ilk şereflenen 639 da Fethi gerçekleşmesinden bugüne 15 asırdır İslam'ın Kuran’ın ezanın şehridir. Binlerce yılın birikimi ile ilim, irfan, kültür şehridir. Yetiştirdiği bilim insanlarıyla, kültür insanlarıyla, halk aşığı, gönül dostlarıyla bu toprakların gelişmesine aydınlanmasına kalkınmasına katkıda bulunan bir şehirdir. İki peygamber mekânı ile şehir sadece yüzlerce sahabenin varlığı ile İslam âleminin ve insanın en özel şehirlerinden biridir. Diyarbakır'ı bu yönüyle kavramak, bu yönüyle bilmek ve sevmek gerekir.

Bu ülkeyi seven, ülkesini, birlik ve beraberliği içerisinde geleceğe dönük bu kardeşlik ruhunu teneffüs eden herkesin Diyarbakır gerçeği üzerinde oluşması ve yanlış bilinen herkese de Diyarbakır gerçeğini anlatması gerekir.

Terör örgütü ve ihanetin temsilcisi üyeleri bu aziz ve kadim şehri yıllarca terör baskısı altında yanlış tanıtılmasına karşın bu ülkeyi seven, ülkesini, birlik ve beraberliği içerisinde geleceğe dönük bu kardeşlik ruhunu teneffüs eden ve inanan herkesin bu Diyarbakır gerçeği üzerinde oluşması ve yanlış bilinen herkese de Diyarbakır gerçeğini anlatması gerekir. Çünkü bu, ihanetin temsilcisi terör örgütü tarafından Diyarbakır gerçeğini yıllarca örtmek, yanlış bir yöne çekilmek istenmiştir. Bu topraklarda buraların kalkınması ve gelişmesi ilerlemesinin engellenmesi iç ve dış destekçileri ile bir büyük oyunun işbirliği ile sergilenmiştir. Çok canlar yandı, çok acılar yaşandı, çok göz yaşı döküldü. Ama hiçbiri hamdolsun emeline ulaşamadı ve ulaşamayacak. Bu dualı devlet ve dualı millete inanan ile imanıyla içte ve dışta geleceğe doğru bu güçlü duruşunu birlik ve beraberliğini yok etmek isteyen ihanet çevrelerine karşı milleti ile birlikte oldu. Terör ile yapmak istediler, şehirleri çukur kazarak bir cehenneme çevirmek istediler, başaramadılar. Yıllarca her köşesinde terör estirmek istediler canlara kıydılar başaramadılar. 15 Temmuz'da şerefli Ordu'nun içinde yer alan ihanet şebekesinin temsilcileriyle ve dış temsilcileriyle bir darbe teşebbüsünde bu teşebbüsünde bulundular. Bu bir darbe gerçekleştirmek istediler. Ama başaramadılar. Şimdi de ekonomik terör ile bu ülkenin gücüne ve varlığına kasteden bir senaryo ile bunu da başaramadılar, başaramayacaklar. Çünkü bu milletin imanını bu milletin özünde ruhu ve cevheri bilmiyorlar. Vatansız ve ezansız kalmamak uğruna bu ülkenin kahraman evlatları, en değerli varlıkları canlarını geçmişte de, bugünde de, gelecekte de feda etmeye hazırdırlar. İmanıyla ve imanlı duruşuyla tankın, topun, tüfeğin önünde bir an duraksamaksızın duracak bir kahramanlığı temsil ettiklerini unutuyorlar. Anasından emdiği helal süt ile babasından aldığı hayır duası ile en büyük şerefin şehadete ermek ve Resul-u zişan ederek ebedi alemde komşu olmak olduğunu bu inancın her birinin temsilcisi olduğunu. Bu vatanın hiçbir evladı bu değerler söz konusu olduğunda hiçbir kavramı düşünmeyecek, bu uğurda canını feda edecek bir terbiyenin, bir duruşun temsilcisi olduğunu unutuyorlar. Bugün hamdolsun bu ülkenin her bir köşesinde de huzur ve güvenin temin ve tesis edildiği bir noktada biz kararlılıkla birlik ve beraberlikle geleceğe inançla bakıyor, geleceğimizin daha güzel daha aydınlık ve daha mutlu olması için çalışıyoruz.

 Çünkü biz bir ve beraber bir hedefin, bir amacın, bir gayretin içerisinde aynı heyecan içerisindeyiz

İşte tıpkı bugünkü gibi sendikamızın genel kurulunda gördüğümüz bizi mutlu eden bu toplantıda olduğu gibi, biraz önceki gibi sıra aldığımız değerli arkadaşlarımıza hoş geldiniz derken geçmiş yıllarda çalıştığımız, birçok ilde aynı emeğin, aynı gayretin sergilendiği bütün kardeşlerimi görmekten büyük mutluluk duyuyorum. Çünkü biz bir ve beraber bir hedefin, bir amacın, bir gayretin içerisinde aynı heyecan içerisindeyiz. O da gelecek günlerimizi bugünden daha güzel günlere getirmek “insanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır” hadisi şerif ve destur içerisinde hayatımızı ihmal etmek kısa ve sınırlı bir hayatı yaşarken sizden sonraki hayırlara, hayırlarla anlayacak hoş bir seda, bir hayat, bir hizmet bırakma hoş bir sada olacak bir hayat ve bir hizmet sergilemek, iki günü bir olan ziyandadır, düsturu içerisinde değil, günü ayları ve yılları bize kaybettirenlere rağmen bir an önce bu ülkeyi, bu aziz şehir ve şehirleri kalkındıracak geleceğe doğru hızla hareket etmek, Yol-İş’in 33 yıllık geride kalan devlet hizmetimizin ve son 17 yıllık valilik hizmetimizin her noktasında büyük katkısı var. Şehirlerin, coğrafyaların inşası, ihyası ve imarında alın teri var. Kavurucu sıcakta, dondurucu soğukta, o şantiyelerde, sabırla, sebatla, yılmadan, yorulmadan, evinden, çocuğundan uzakta şantiye hayatında çalışırken, onu yapacak bir azmi ve inancı var. Yol-İş’in bu uğurda verdiği görev şehitleri var. Hepsine rabbimden rahmet diliyor, tüm bu emek sahipleri adına burada bulunan sizlere yürekten teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun. Bilin ki, bu ülkede, nerede bir yol açılmış, nereye hizmet götürülmüş, en ücra noktaya, hani derler ya, kuş uçmaz kervan geçmez yerler, fethedilmiş ve hizmetle tanışmışsa orada Yol-İş’in, bugün yaşayan sizlerden ve rahmete giden Allah gani gani rahmet etsin, geride kalan bütün çalışanların emeği vardır ve Yol-İş sendikasının, açık söylüyorum bugünkü değerli Genel Başkan’ı kardeşimden başlayarak her bir yöneticisinden, en yeni katılmış çalışan işçi kardeşime kadar, bu heyecanda buluşmuş bir inanç vardır. En değerlisi budur. Değerli arkadaşlar, şahsi ve nefsi değil toplumu ve milleti düşünerek davranabilmek bir büyük ahlak ve erdem demektir. Çünkü aslında o noktada öyle bir yaklaşım sergilersek hep birlikte kazanırız. Sendikacılığın doğru yapılması adına da olması gereken budur. Herkes kazanacak çünkü ülke kazanacak ve hepimiz kazanacağız. Devletin,  ülkenin bekası için hepimiz gayret edeceğiz, hepimiz kazanacağız. Geçmişteki yanlışlıklardan arındırılmış Türk sendikal hayatına bu anlamda bir marka, bir iddialı kurum haline gelmiş bir yaklaşım, bu noktada takdire şayandır. Diyarbakır’ımızda da 1 ve 2 nolu şubelerimizdeki üye arkadaşlarımızın, kardeşlerimin, yöneticilerimizin ve burada olmayan ama katkı ve gayretiyle bugüne kadar bu aziz şehrin gelişmesine katkı koyan bütün işçi kardeşlerimizin büyük bir emeği vardır. Allah razı olsun. Bu katkıyla, bu gayretle, bu imanla, bu aşkla yolumuza devam ediyoruz. İnanın ve güvenin bu ülkenin geleceği parlak. Bu ülkenin geleceği, bölgesinde ve küresel ölçekte çok büyük bir hedefi kucaklamak ve erişmek noktasında muktedir. İşte bunu bildikleri için birlik ve beraberliğimizden başlayarak bütün varlık değerlerimize dönük bir saldırı, bir ihanet peşindeler ama Allah'ın izniyle bunların hepsini bertaraf ettiğimiz gibi gelecek her türlü dalgayı da yok edecek bir gücün bir kararlılığın temsilcileriyiz. Yolumuza devam ediyoruz. Bu kararlılığımız sadece bu coğrafyada yaşayan bu ülkenin vatandaşlarını değil, mazlum, mağdur ve muhtaç olan bu coğrafyanın dışında, dünyanın çeşitli ülkelerinde, vatansız, yurtsuz, bırakılan ve hayatları çalınan, yok edilen bütün o kitlelere karşı da bir mesuliyeti taşıyor. Çünkü biz bu inancın temsilcileriyiz. Komşusu açken tok yatmamayı, imanı bir mesuliyet bilen anlayışın içerisindeyiz. Siftahı yapan esnafın, siftahsız kalan komşusuna müşteri gönderdiği bir ahilik, bir kardeşlik geleneğinden gelmekteyiz. Eksik tartmamayı, yanlış ve yalan bir beyanda bulunmamayı imani bir ölçü olan ve bilen bir geleneğin inancın temsilcileriyiz. Hal böyle olunca, sınırın ötesinde de olsa mazlumun, mağdurun acısına duyarsız kalabilir miyiz? Bu acıları yok sayabilir miyiz? Yüzbinlerce canlı, insane bebek, denizde boğulurken duyarsız kalan, sırtını dönen, güya insan haklarını savunan, uluslararası kurumların, Birleşmiş Milletler'in duyarsızlığı karşısında biz ne yapabiliriz diyebilir miyiz? Hangimizin evinde bu tablo varken huzur olur, mutluluk olur. İşte olmadığı için de Türkiye bugün bunu temsil eden bir anlayışın sorumluluğuyla Elhamdülillah dünyanın karşısında. Duayı sadece bu ülkedeki değil, dünyadaki bütün mazlumlardan, mağdurlardan, muhtaçlardan, evinden, vatanından edilenlerden alıyor. İşte o dualarla da dimdik ayakta yolumuza devam ediyoruz. Gelecek her gün daha güzeli, kalkınmış ve gelişmiş bir ülkeyi karşılayacağız. İnşallah Diyarbakır’ımızda öyle.

 Diyarbakır’ı sadece kendisi ile değil, çevresiyle ve Ortadoğu'nun bütünüyle iddialı bir merkez haline getirebilecek projelerimiz var

Bugün Diyarbakır, her geçen gün kalkınan, gelişen, bu kararlılıkla yoluna devam eden bir süreç içerisinde. Belki ilk defa gelenlerin çok şaşırdığı, bir müddet önce gelenlerin geldiği zamana göre değişim ve gelişimi görerek mutlulukla karşıladığı bir çizgideyiz. Ama bu yetmez. Hedeflerimiz büyük. Diyarbakır’ı sadece kendisi ile değil, çevresiyle ve Ortadoğu'nun bütünüyle iddialı bir merkez haline getirebilecek projelerimiz var. Yine sizlerin büyük emeği ile hayata geçirilecek, 2023'te tamamlanacak Silvan projesi ile 275 bin hektar alanı sulu tarımla buluşturacak, 300 bin insana doğrudan iş ve aş ve istihdam sağlayacak bir büyük Türkiye'nin GAP’tan sonraki ikinci büyük projesinin elhamdülillah sonuna doğru yaklaştık. Bu Türkiye'yi, Diyarbakır'ı sadece bölgesinde değil küresel ölçekte bir gıda ve gıdaya dayalı sanayi ve üretim merkezi haline getirecek. Bugün 2. Organize Sanayi Bölgesi’nin başvuruları tamamlanmış. Tekstil İhtisas Organize Sanayi Bölgesine çıktığımız çağrıda var olan parsel sayısının 3 katı talebi almış, Lojistik İhtisas Organize Bölgesi'ni bu yıl sonunda tamamlayacak olmanın heyecanı ile ve tüm boyutlarıyla bu kararlılıkla kalkınma yolunda heyecanı taşıyan bir Diyarbakır gerçeği ile karşı karşıyayız. Ertelenen bütün yatırımları hayata geçirmeyi, bu bölgenin ve bu aziz kentin güzel insanlarını hak ettiği refahı ve kalkınmayı onlara sunma kararlılığındayız. Hiçbir ihanet, hiçbir terör örgütü, hiçbir onların destekçisi, bizi bu inancımızdan vazgeçiremeyecek. Bu hedefe varmamızı engelleyemeyecek. Bunun en büyük güvencesi de işte alnının teriyle hizmet eden, her birisi gerçek bir kahraman olan ve bu kenti, bu ülkeyi seven, bu heyecanla çalışan, bugün de burada sizlerle birlikte olmanın onurunu bana paylaştığınız siz emekçi kardeşlerimsiniz. Bu Genel Kurulumuzun önce sizlere, sonra Yol-İş Sendikamıza sonra Türk-İş’imize ve sendika hayatımıza ve sonra da şüphesiz Diyarbakır ve ülkemize hayırlar getirmesini diliyorum. Emeğiyle Türk sendikacılığında bir marka olan, dostluğuyla benim çok mutlu olduğum, değerli Genel Başkan Ramazan kardeşime, onunla bu sorumluluğu paylaşan bütün sendika yönetimine, bugün burada olan, Gümüşhane, Karaman, Samsun, Mersin, Kocaeli dahil geride çalıştığımız bütün illerde aynı heyecanı paylaştığım değerli yönetici ve sendika yöneticisi kardeşlerime ve bu salonda bulunan hepinize bu duygularla en içten sevgi ve saygılarımı sunuyor, emeklerinize çok teşekkür ediyor, Allah'a emanet olun diyorum. Sağ olun, var olun” dedi.


Kaynak: Diyarbakır Valiliği
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.