"HDP belediyeciliğinin inanç hassasiyetlerini herkes biliyor"

​​​​​​​Kayapınar ilçesinde imar revizyonuna konu olan camiler ile ilgili basın açıklaması yapan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Dr. Selçuk Mızraklı, “Yıkanları iyi tanırız ama biz daima yapan olacağız. Daima inşa edilenden yana olacağız. Ama bu şu anlama da gelmiyor gecekondu zihniyetiyle istediğimiz yerde istediğimizi yaparız gibi bir anlayışa da prim vermeyiz” dedi.

"HDP belediyeciliğinin inanç hassasiyetlerini herkes biliyor"
20 Temmuz 2019 Cumartesi 12:04

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkan Dr. Selçuk Mızraklı ve Kayapınar Belediye Eşbaşkanları Kezban Yılmaz ve Davut Kesen tarafından son günlerde yürütülen “cami yıkım kararı” şeklindeki karalama kampanyalarına karşı basın açıklaması gerçekleştirdi. Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen basın açıklamasına HDP Diyarbakır milletvekilleri Saliha Aydeniz ve  Musa Farisoğulları ile Büyükşehir Belediye Meclis Üyeleri de katıldı.

Son günlerde bir kısım siyasi parti ve dernekler tarafından yürütülen “HDP’li belediyeler cami yıkım kararı aldı” şeklindeki karalama kampanyalarına karşı açıklama yapma zarureti hasıl olduğunu belirten Kayapınar Belediye Eşbaşkanı Keziban Yılmaz, " Diyarbakır ili Kayapınar ilçesi 34 mahalleden oluşmakta ve 2018 yılı TÜİK verilerine göre nüfusu 362.407 olarak hesaplanmıştır. Kayapınar ilçesi sınırları içerisinde 1/ 1000 ölçekli uygulama imar planında toplamda 165.770 metrekarelik alanda alanı 534 m2 ile 13163 m2 arasında değişen toplam 46 adet cami alanı bulunmaktadır. Mahabad Bulvarının alt kısmında 19 adet,  Örfioğlu planlama sınırları dahilinde 10 adet, Mahabad bulvarının üst kısmında 9 adet, Üçkuyular planlama bölgesinde ise 8 adet ibadet alanı planlanmıştır" dedi.

'Kanuna aykırı hızlı bir şekilde yapılmaya başlandı'

Kayapınar belediyesine 2016 yılında kayyım atanmasından sonra çeşitli tarihlerde Kayapınar belediyesi imar sınırları içerisinde 1 otopark alanı ve 7 yeşil alan olarak planlanan toplam 8 parselin plan değişikliği yapılarak ibadet alanına dönüştürüldüğünü hatırlatan Yılmaz, "Bu 8 parselden 4 tanesi üzerinde inşa edilen ve kaba inşaatı bitmiş olan ve ince işler boyutuna gelmiş olan yapılarla ilgili Büyükşehir belediye meclisince herhangi tasarrufa gidilmemiştir. Diğer 4 parselde ise herhangi bir inşaat olmadığı halde 31 Mart seçimlerinden hemen sonra alelacele temel betonu dökülmüştür. 2019 yılı Haziran ayı Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısında bu 4 parsel için plan değişikliği teklifi sunulmuş, meclis toplantısında bu hususun görüşülmesi imar komisyonuna sevk edilmiştir. Değişiklik ile ilgili muhalefet grubu da bilgilendirilmiştir. Komisyon görüşmelerinden sonra plan değişikliği askıya çıkarılmıştır. Haziran ayı meclis toplantısında alınan bu karardan sonra cami yaptırma derneği adı altında faaliyet gösteren bu kurumlar tarafından söz konusu 4 parsel üzerinde 3194 sayılı imar kanuna aykırı şekilde hızlı bir şekilde inşaat yapılmaya başlanmıştır" diye konuştu.

'Yasaya aykırı yapılmış'

Kayyım döneminde yapılan söz konusu plan değişikliklerinin tamamı 3194 sayılı İmar Kanuna aykırı olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Kaldırılan park alanlarının hitap ettiği bölge ve nüfusuna karşılık olarak eşdeğer bir alan ayrılmadığı görülmüştür. Kanuna aykırı onaylanan bu dosyaların tamamı yerinde inceleme yapılarak hangilerinin yapıldığı, hangilerinin inşaat aşamasında olduğu ve hangilerinin yapılmadığının tespiti yapılmıştır. Yerinde olmayan ve Kanuna aykırı olarak yapılan bu parsellerden 4 adet İbadet alanı eski fonksiyonlarına yani 3’ü Park Alanına, 1’ide Otopark alanına dönüştürülmüştür. Yapılan inceleme neticesinde işlemin 3194 sayılı imar kanununun 18. maddesine ve mekânsal planlar yapım yönetmeliğine açıkça aykırı olduğu tespit edilmiştir. 2019 yılı Kayapınar Belediyesi Mülkiye Teftiş raporunda da söz konusu işlemlerin yasaya aykırı yapılmış olduğu bakanlık müfettişlerince de tespit edilmiştir" ifadelerini kullandı.

'İhtiyaca binaen yapılan bir planlama değil'

Yılmaz, açıklamanın devamında şunları söyledi: "3194 sayılı imar kanunun 18. Maddesinde; düzenleme ortaklık payları düzenlemeye tabi tutulan yol otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, suyolu, meydan, otopark, park, çocuk bahçesi, yeşilsaha, karakol ve ibadet yeri gibi umumi hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz denilmektedir. Kaldı ki plan değişikliği yapılarak ibadet alanına çevrilen bu yerlere çok yakın mesafelerde ibadet ihtiyacını karşılayacak camiler hizmet vermekte olup bu uygulama kesinlikle ihtiyaca binaen yapılmış olan bir planlama değildir.2454 ada 1 nolu parsel üzerinde kaba inşaatı yapılan camiinin kuzeydoğusunda 530 metre, güneybatısında 870 metre uzaklıkta ibadet alanları bulunmaktadır.1847 ada 1 nolu parsel üzerinde herhangi bir camii yapım işlemi yapılmamakla beraber güneydoğusunda 618 metre, kuzeybatısında ise 648 metre mesafede ibadet alanları bulunmaktadır.1894 ada 1 nolu parselde ise kuzeydoğu kısmında 659 ve 1126 metre mesafede ibadet alanları bulunmaktadır. 8022 adada halen inşaatı devam eden caminin ise doğusunda 700 metre, batısında ise 2000 metre mesafede ibadet alanı bulunmaktadır."

'Spekülasyondan ibarettir'

İmar Kanunu'nun amir hükümleri uyarınca belediye sınırları içerisinde yapılacak bütün yapılar ruhsat denetimine tabi olduğunun altını çizen Yılmaz, " Camiler ve diğer ibadet yerleri de bu kaideye bağlıdır. Ancak kaba inşaatı tamamlanan 4 adet yapı ve belediye meclisince fonksiyon değişikliği yapılarak yeniden yeşil alan vasfına dönüştürülen 4 adet yapı olmak üzere 8 adet yapının tamamı ruhsatsız, projesiz, yapı denetime ve iş sağlığı ve güvenliğine tabi olmaksızın yapılmaktadır. Bu haliyle inşaat yapılmak istenen bu yerler aynı zamanda can ve mal güvenliğine sebebiyet verebilecek tehlikeli yapılar olarak varlığını korumaktadır. Sonuç olarak belediye meclisince alınan karar kayyımın yapmış olduğu hukuka aykırı kararın düzeltilmesinden ibaret olup, tartışmalar tamamen spekülasyondan ibarettir" şeklinde sözlerini sonlandırdı.

Yılmaz, açıklamanın ardından sinevizyon gösterimi ile alınan karara ilişkin bilgi verdi.

‘Siyaseten bazı kazanımlar mı elde etmek istiyorlar?’

Kayapınar Eşbaşkanı Kezban Yılmaz’dan sonra söze başlayan Eşbaşkan Dr. Selçuk Mızraklı, bu ülkede zaman zaman inanç alanı zaman zaman ülke sevgisi üzerinden adeta yarış pisti oluşturmaya çalışan anlayışların var olduğunu belirterek bunun zehirli bir anlayış olduğunu ve bu ülkede bir arada yaşama kültürünü özellikle yok etmeye çalıştığını ifade etti.

Eşbaşkan Mızraklı, “Özellikle valiliğin de bu konuda açıklaması var, belediye meclisinin bu konudaki kararına ilişkin hukuk yollarına başvuracaklarını ifade ediyorlar. Şimdi ben sormak istiyorum 2017 ve 2018 yıllarında bu plan tadilatları yapılırken o dönemde mütekabiliyet esasına bağlı olarak yapılması gereken mademki o yeşil alanlar ibadet alanlarına çevrildi, niçin o gün mütekabiliyet esası gözetilmedi. İmar mevzuatına aykırıdır denilmedi. Bugün mevzuatı tashih etmek düzeltmek amacıyla yapılan bu tashihlere karşı belli bir açıklama yapılmıyor. Burada ciddi anlamda yine meseleye problemli yaklaşan bir anlayış var. Ben tekrar sormak istiyorum, imar mevzuatı gereği kentsel gelişim alanları tarif edilirken ibadet alanları da ayrılır, okul alanları da ayrılır, sağlık alanları da ayrılır, çocuk parkı, oyun parkı bahçeleri de ayrılır, yeşil alanlarda ayrılır. Bütün bu alanlar ayrıldığı zaman, ibadet alanları olarak ayrılan yerlere dönük olarak müftülüğe, diyanet işlerine dönülür biz yerlerimizi ayırdık buyurun yapın denilir. Şu anda da var. Yani oradan bir atak olmayıp tam bütçemiz elvermiyor yapamıyoruz denildiği vakit eğer yapılacaksa yeni bir ibadet alanı inşası ihtiyaç dahilindeyse ve kamuoyunun sivil kesimlerince bunun inşası gerçekleştirilecekse de niye mevcut ibadet alanı olarak ayrılmış yerler yapılmıyor. Niye yeşil alanlardan böyle bir tahsisat yapılıyor. Bu soruya cevap vermek zorundalar” diye konuştu.

Mızraklı, kayyum döneminde ibadet alanı olarak tesis edilmiş mevcut olan yerleri ticaret alanlara çevirmek gibi bir yaklaşımın da var olduğunu ve ilerideki günlerde onların da belgelerini ortaya koyacaklarını belirterek sözlerine şöyle devam etti: “O zaman bu hakikatten hakkaniyet ve hakikat temelinde mi yapılıyor? Yoksa bu alan üzerinden siyaseten bazı kazanımlar mı elde etmek istiyorlar? İnanç alanı üzerinden böyle bir yaklaşımı kabul etmeyiz. Bu hassasiyetin kimde daha fazla olduğunun da yarış pistine çıkmayız. Yani bunu Türkiye’de biliyor dünya kamuoyu da biliyor, bölge kamuoyu da çok iyi biliyor. Yani özellikle insana dair çok haksız ve hukuksuz fiiller yaşandığı zaman doğaya dönük katliam niteliğinde dağlarda çıkartılan orman yangınlarından tutun da birçok işlem gerçekleştiğinde sesi çıkmayanların şimdi ses çıkarmalarını samimi bulmayız. Zaman zaman konuşurken deriz ağaca da karıncaya da borçluyuz. Hani Üsküdar’da cami yıkılırken hiç sesi çıkmayanlar başka yerlerde bilmem camilerin satışını yapanların kalkıp bugün böyle bir yaklaşımla gelmeleri de hakikatten düşündürücüdür.”

‘HDP belediyeciliğinin inanç konusundaki hassasiyetlerini herkes biliyor’

Eşbaşkan Mızraklı, HDP belediyeciliğinin özellikle inanç konusundaki hassasiyetleri ve toplumun bu konuda biriktirmiş olduğu değerlere olan duyarlılığının herkes tarafından bilindiğini, Türkiye’de çok az belediye tarafından cami yaptırılmış olmasına rağmen Diyarbakır’da Ehmedê Xanî Cami’sinin HDP’li belediyeler tarafından yapıldığını ifade etti. Eşbaşkan Mızraklı, “Yıkanları iyi tanırız ama biz daima yapan olacağız. Daima inşa edilenden yana olacağız. Ama bu şu anlama da gelmiyor gecekondu zihniyetiyle istediğimiz yerde istediğimizi yaparız bir anlayışa da prim vermeyiz. Bunların olmaması gerekir. Ve bir bütün olarak toplumun bütün aktörlerinin de ses çıkarması gerekir. Yanlış varsa hep beraber yanlış demeliyiz.” dedi.

‘Kopartılan fırtanayı ahlaki bulmuyorum’

Mızraklı, İyaz Bin Ganem Caddesinin adının Dr. İlhan Diken Caddesi olarak değiştirilmesine ilişkin alınan meclis kararının Valiliğin resmi bir yazı ile bildirmeksizin kamuoyuna duyuru yapmasının ve daha sonra tabela değişikliği yapmasının yasaya ve işleyişe aykırı olduğunu belirten Mızraklı, caddenin isminin neden Dr. İlhan Diken olarak seçildiğine dair bir açıklama yaptı.

Dr. İlhan Diken’in bu kente özellikle başta sağlık ve yerel yönetimler çerçevesinde önemli biriktirmeler yapmış, kamuoyuna mal olmuş bir şahsiyet olduğunu ifade eden Mızraklı, daha önce de yine isminin bir park veya bir caddeye verilmesi yönünde de bir teklif geldiğini fakat kayyım tarafından reddedildiğini belirtti. Eşbaşkan Mızraklı, “Biz de bu minval üzere Dr. İlhan Diken isminin bir yere verilmesini önerdik. Ama bu caddeye verilmesi söz konusu olduğu zaman da İyaz Bin Ganem veya onun tarihsel olarak rolü veya toplum hafızasındaki karşılığı gibi noktalarda da düşündük. Şimdi samimiyetle herkes bu soruya cevap vermek durumundadır. Diyarbakır’da sokakta dolaşsanız ve sorsanız İyaz Bin Ganem ismi neyi ifade ediyor, acaba kaç kişi biliyor, daha doğrusu bu iş bu kadar tartışılmadan önce kaç kişi biliyordu diye samimiyetle cevap vermek zorundayız. Çıkalım yine kamuoyunda dolaşalım, Dr. İlhan Diken ismini kaç kişi biliyor diye onun da cevabını alabiliriz. Şunu ben kendi adıma hata olarak kabul ediyorum. Keşke özellikle o yerleşim yerinin etrafında meskun olanlara dönüp, burada şöyle bir isim değişikliği düşünüyoruz sizin buna ilişkin olurunuz nedir diye sorsaydık ve kamuoyunun da bilgisini ve olurunu aldıktan sonra bu değişikliği yapmış olsaydık çok daha doğru olurdu. Ancak, özellikle Dr. İlhan Diken’in şahsında kopartılan fırtınaya baktığınız zaman bunu da ahlaki bulmadığımızı da çok açık ve net olarak söylüyorum.”

Dr. İlhan Diken’in bu kentteki resmedilme biçiminin Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi üyesi ve Diyarbakır Tabip Odası Başkanı olduğunu, halk sağlığı konusunda çok önemli çabalar gösterdiğini, yerel yönetimler ve toplum sağlığı ekseninde önemli çalışmalar yürütmüş bir şahsiyet olduğunu dile getiren Eşbaşkan Mızraklı, olmayan şeyler üzerinde farklı yaftalamalar yaparak, özellikle rahmet etmiş bir insan konusunda bu tutumların gösterilmemesi gerektiğini ifade etti.

İlhan Diken ismi yerine sahabe komutanı niye verilmedi sorusu üzerine açıklama yapan Eşbaşkan Mızraklı, konuşmasını şöyle tamamladı: “İyaz Bin Ganem tek komutan değildir, o dönem komutanlarından biridir. Örneğin Halid bin Velid herkesin bildiği bir isimdir. Şimdi komuta kademesindeki her ismi güncel karşılıkları üzerinden düşünmeden ve değerlendirmeden kentlere vermeye kalkarsak şunu da düşünmemiz gerekiyor. Örneğin İslam’ın Fetih sancağı olarak belirtilen Diyarbakır’dan Antep'e götürülen bir sancaktan bahsedilmişti -ki daha sonra çalışmalar esnasında bu sancağın 1200’lü yıllara ait bir dokuma olduğu söylenmiştir. Peki, bu sancağın burada bulunması gerekmiyor muydu? Az önce de belirttiğim gibi keşke herkes, yeri geldiği zaman kendi eksikliğini de ifade edebilme erdemini gösterse ve bir şeylerden ikinci fayda elde etme yoluna gitmeyerek bunu temel bir tutum, temel ahlaki bir norm olarak tesis etse diye düşünüyoruz.”


Kaynak: Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.