Kadınlar tepkili: Fiskaya’yı yıktırmayacağız! 

“Riskli alan” ilan edilen Fiskaya’yı yıktırmayacaklarını belirten kadınlar, “Başka bir yerde yaşamımızı idame edemeyiz. Tandır ekmeğimizden tutun salçamızı, kurutmalıklarımızı her şeyimizi kendi emeğimizle elde ediyoruz.  Asla evimin yıkılmasını izin vermeyeceğim” diyor

Kadınlar tepkili: Fiskaya’yı yıktırmayacağız! 
06 Ekim 2017 Cuma 14:29

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 11 Temmuz 2017 tarih ve 8972 sayılı yazısı üzerine Temmuz 2017 tarihinde toplanan Bakanlar Kurulu tarafından Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesine bağlı Dicle ve Feritköşk mahallelerinin “riskli alan” ilan edilmesine mahallelerde yaşayan kadınlar tepki gösterdi. Halk arasında Fiskaya olarak bilinen Dicle ve Feritköşk mahallelerindeki kadınlar,  Fiskaya’yı asla yıktırmayacaklarını söyledi.

“İkinci Sur vakasına izin vermeyiz”

Seniha Kaya, 40 yıldır Fiskaya‘nın Dicle Mahallesi’nde yaşadığını ifade ederek, evinin yıkılmasına izin vermeyeceğini vurguladı. İkinci bir göç olayına müsaade etmeyeceklerinin altını çizen Kaya, mahallenin yoksul insanlardan oluştuğunu aktardı. Kaya, Sur’da yaşayan insanların başına gelen trajedinin kendi başlarına gelmesine izin vermeyeceklerini ifade eden Kaya, “Surdaki evlere biçilen para 30 ile 40 bin arasında değişen gülünç rakamlar ama onun yerine yapılan evleri 500 bine satarak rant kazanacaklar. İnsanlar az çok kendi yağında kavruluyor. Başka bir yerde yaşamımızı idame edemeyiz. Tandır ekmeğimizden tutun salçamızı, kurutmalıklarımızı her şeyimizi kendi emeğimizle elde ediyoruz.  Asla evimin yıkılmasını izin vermeyeceğim” dedi.

“Söyleyecek sözümüz var”

Aynı mahallede oturan Gülseren Varlı, dört çocuğu olduğunu ve eşinin inşaat işlerinde çalıştığını ifade ederek, ekonomilerinin kötü olduğunu olası bir yıkımın ise yaşamlarını daha da zorlaştıracağını kaydetti. Mahalle sakinleri ile artık bir aile gibi olduklarını dile getiren Varlı, şöyle dedi:

“Oldum olası bina sevmiyorum çocuklarımda bana benziyor. Evimiz bize yetiyor fazlasında gözümüz yok ama güzünü evimize dikenlere de diyecek sözümüz var. Yıktırmamak için direneceğim kimseye evimi yıktırmayacağım.”

“Evimi kimseye vermem”

90’lı yıllarda yaşanan çatışmalı ortam nedeniyle göç eden binlerce aileden biri olan Karlı Ailesi de bir kez daha göç etmek istemiyor. 60 yaşındaki Hasibe Karlı, eşinin engelli olduğunu ve kendilerine bakacak kimselerinin olmadığını ifade etti. Geçimini Dicle Nehri’nin bereketli topraklarında ektiği sebze ve meyvelerden sağlayan Karlı, sabahın ilk ışıklarıyla beraber bahçesinin yolunu tutuğunu söyledi. Ektiği sebzeleri sulayıp topladığı ürünlerin yarısını eve diğer yarısını da pazarda sattığını ifade eden Karlı, “Buradan çıkarsam kim bana bakacak? Evimi kimseye vermem.  Ne gidecek yerim var nede bakacak kimsem var. Kimse bunun için bana gelmesin” diye konuştu.

“Evimi ellerimle yaptım”

50 yıl önce yoksulluk ve geçim sıkıntısı nedeniyle 9 çocuğuyla birlikte Diyarbakır’ın Dicle ilçesinden göç eden 80 yaşındaki Belkiz Ural da, yoksulluk ve baskının yakalarını bırakmadığını söyledi. Oturduğu evi elleriyle yaptığını ve duvarlarını eşiyle birlikte omuz omuza inşa ettiğini kaydeden Ural, Sur’da ne yaptılarsa bize de aynısını yapmak istiyorlar” ifadelerini kullandı.  Ural, şöyle devam etti:

“Topraklarımı yoksulluk için bırakmak zorunda kaldım. Buralara geldim iyi kötü bir yaşam kurdum. Ama burada da bizi rahata bırakmıyorlar. Yoksul insana yaşam hakkı tanımıyorlar. Surda yapılanların aynısını bize de yapmak istiyorlar. Evini vermeyeceğim. Ne yaşım bir ev daha yapmaya daha yeter nede gücüm”

“Yıllardır bir risk görmedik”

64 yaşındaki Belkiz Karlı ise, mahallesinden ve komşularından ayrılmak istemediğini vurguladı. Eşinin arabacılık yaptığını dile getiren Karlı, “Eşim belki çok kazanmıyor ama kimseye de muhtaç değiliz.  Evimizden başka bir şeyimiz yok, onu da almak için bin bir oyun çeviriyorlar. Yıllardır burada yaşıyoruz bir risk görmedik” diyerek tepki gösterdi.

Kaynak: Yenigüngazetesi

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.