Recep Yılmaz yazdı...

YUH OLSUN DİYARBEKİRİ'ME DUYARSIZ KALANLARA!

Recep Yılmaz yazdı...
24 Kasım 2017 Cuma 20:38

Diyarbekiri sevmek, baş tarafına Diyarbakır yazarak dernekler kurmak ya da hiç vakit geçirmeden kurulan derneğe kapağı atmak. Ne işe yaradığını, neden kurulduğunu, ne iş yaptığını bilmeye gerek duymadan.

Diyarbekiri sevmek, olur olmaz STK’lar kurmak ya da hiç vakit geçirmeden ve sorgulamadan ona üye olmak.

Diyarbekiri sevmek, Diyarbekir türkülerinin söylendiği toplantılarda adeta itişir biçimde yer almaya çalışmak, aslında çoğu türküleri bile bilmediği anlaşılmasın diye ağzını açıp kapatmaya çalışmaktır.

Diyarbekiri sevmek, gelen siyasilerin bulunduğu karelerde görünmek için işi gücü bırakıp koşuşturmaktır.

Kimse fark etmesin diye toplantılara giderken deve kuşu misali başını kuma gömüp kimseye görünmemektir, Diyarbekiri sevmek.

Diyarbekiri sevmek aslında yalnızca kendini düşünmektır, hasut olmaktır.

Diyarbekiri sevmek o güzelim evleri bir şekilde alıp Diyarbekir adına cebini doldurmaktır.

Yok dostum yok Diyarbekir kalmış birkaç gerçek Diyarbekir sevenine.

Sağ olasın Taner Özbey kardeş teşekkürler Volkan Eser sana.

Neden mi bu kızgınlığım?

Anlatayım.

Ne üdüğü belli olmayan bir gazeteci müsfettesi Diyarbekire geliyor. Ağzını doldura doldura Diyarbekir ve Diyarbekirliye olmadık laflar ediyor. Yukarıda saydığım sayın dernek başkanları ve yönetim kurulu üyeleri, sayın STK başkan ve üyeleri, O sayın her mecliste ve de her fotograf karesinde olmaya çalışan hesutlardan tık yok.

Yahu adam ki adam denirse herif Diyarbekiri ve Diyarbekirliyi yerden yere vuruyor. Olmadık iftiralarda bulunuyor. Gözlerini kırpmadan Diyarbekiri ve gerçek Diyarbekirlileri suçluyor. Karalıyor. Çamur atıyor sizlerden tık yok.

Ya hu Diyarbekirde bildiğim kadarıyla iki bini aşkın dernek ve STK var

Yahu her biri bu gazeteciyi protesto edici üç cümle kursa altı bini aşkın cümle eder.

Yer yerinden oynardı.

Yahu bunlar bir protesto e-maili atsalardı iki bini aşkın email ederdi. Gazete abandone olurdu.

Yahu bunlar bulundukları dernek ve STK binalarında bir protesto edici basın açıklaması yapsaydı, iki bini aşkın basın açıklaması o gazeteciyi lal ederdi.

Ya hu hiç değilse kurumlarına birer protesto afişi asabilselerdi resmi makamlar da hiç olmazsa kıpırdardı.

Yerel gazeteler bir araya gelip bu nedenle bir gün olsun kara başlıklarla çıksalardı billahi kıyamet kopardı.

Herkes Diyarbekiri öğrenmiş olur Diyarbekirliyi tanımış olurdu.

Ama nerede.

Nerede o gerçek Diyarbekirliler,

Nerede o gerçek Diyarbekir sevdalıları.

Ben ta İstanbul’dan bu ızdırabı duyuyorum. Yüreğim yanıyor.

Vallahi Diyarbekirde olsaydım tek başıma kalsam bile bu olayı protesto eden bir pankart elime alır yola düşerdim.

Ya siz kendiye ve yakınlarına makam uydurmak için kurumlar kurup kartvizit bastıranlar,

Ya siz lafa gelince mangalda kül bırakmayanlar.

Ya siz olur olmaz yerde menfaatiniz icabı ben Diyarbekir sevdalısıyım diyenler. Neredesiniz? Neden bir elin parmakları kadarının dışındakiler sesiniz sedanız çıkmıyor. Yoksa siz o gazeteci müsfetesinin yazdığı gibi misiniz?

Bugüne kadar bekledim belki hatırı sayılır bir tepki olur diye. Yok canım benimki de bir hayal. Öyle birileri yok.

Gördüğüm en onurlu ve en yürekli tepkiyi koyan, o kişinin ağzının payını veren gerçek gazeteci, gerçekten Diyarbekirli kardeşim Taner Özbay ve Gazetemin Genel Yayın yönetmeni Volkan Eser kardeşim.

Diyarbekirde hepsi bu kadar mı?

Pes diyorum.

Sessiz ve tepkisiz kalan tüm dernek ve STK başkan ve üyelerini, Diyarbekir adından nemalananları ve sahte sevdalıları kınıyor o gazetecinin yerine bu ilgisiz ve duyarsızları protesto ediyorum.

Dostça kalın…

“Diyarbekir 5 Nolu Cezaevi, MÜZEYE dönüştürülsün.”

“SUR İÇİ; DÜNYANIN EN BÜYÜK AÇIK HAVA MÜZESİ OLSUN.

“Sur İlçesinin adı “ESKİ DİYARBEKİR” olsun.”

ŞEHRİN STADI, ŞEHRİN ÖZGÜRLÜK MEYDANI OLSUN.”

Daha da önemlisi;

YAKIP YIKILAN BÖLGELERDE EVLER, ASLINA UYGU VE DİYARBEKİR EVLERİNE YAKIŞIR BİR BİÇİMDE YAPILSIN.

RECEP YILMAZ

Gazeteci/Yazar

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.