SP’den Büyükşehir Belediyesi'ne tepki

Saadet Partisi Diyarbakır İl başkanlığı, Büyükşehir Belediyesinin aldığı kentte tespkiyle karşılanan iki ayrı imar kararıyle ilgili açıklama yaparak duruma tepki gösterdi.

SP’den Büyükşehir Belediyesi'ne tepki
17 Temmuz 2019 Çarşamba 15:50

Saadet Partisi il başkanı Fesih Bozan’ın açıklaması şöyle:

Son günlerde Büyükşehir Belediyesi ve İlçe Belediyelerin aldığı iki karar kamuoyunda büyük tartışmalara ve tepkilere neden olmuştur.

1) 21.06.2019 ve 182 nolu Belediye Meclis Kararyla Kayapınarda daha önce yeşil alan veya park durumunda iken, Camilere ayrılmış bazı alanların tekrar yeşil alan veya parklara dönderilmesi kararı:

Ülkemizin %99 müslüman olan bir ülke. Diyarbakır dindarlık seviyesi yüksek bir il. Ve Diyarbakır Peygamberler ve Sahabeler şehri olan bir il. Buna rahmen Kayapınarda imar planları yapılırken parka, okula, hastahanelere, sosyal tesislere ve koca koca binalara yer ayrılırken Camilere neden yer ayrılmaz. Demek ayrılmadığındandır ki imar planlarında değişikliklere gidiliyor. Maalesef bu genel bir zihniyetin göstergesidir.

Bakıyoruz ki Büyük havalimanları, Tesisler, konferans salonları, büyük şatafatlı restorantlar, düğün salonları veya oteller yapılır ama en kuytu yer neresi ise orada bir mescit yapılır. Maalesef bu genel bir sıkıntı. Ancak Belediyeler şehrin  imar planlamasını yaparken nufus yogunluğuna göre mutlaka camilere yer ayırması lazım ki benzer sıkıntılar yaşanmasın. Mescidler İslamın en önemli nişanesidir. Peygamber Efendimiz Medineye Hicret ederken yaptığı ilk iş mesicd yapmak olmuştur.

Dinimizde cami ve mescitleri yapmak, onları imar ederek yaşatmak Allah tarafından Müslümanlara verilmiş kutsal bir emirdir. Müminler bu görevi ifa etmezlerse, Müslümanların tamamı günahkar olurlar. Allah’ın gazabına uğrarlar. Camilerin ve mescitlerin inşaat ve imarına iştirak edenler ise yüce Allah’ın rızasını alır ve onun ebedi nimetlerine, cennetine kavuşurlar.

Çünkü Hz. Allah Tevbe suresinin 18. ayetinde, “Allah’ın evleri olan mescitlerini, camilerini, Allah’a ve ahiret gününe iman eden, namazını dosdoğru kılan, zekatını noksansız veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler inşa ve imar eder. İşte doğru yola kurtuluşa erenler bunlardır” buyuruyor.

Bir memlekette camilere verilen değer, İslam’a verilen önemle eş değerdir. Cami-cemaat-namaz, İslam’ın şiarı, alemi, sembolü, yani Müslümanlığın imanın alametidir. Allah korusun, camiyi ortadan kaldırdığınızda İslam’dan ve imandan eser kalmaz. Bu bakımdan cami ve cemaat, hürriyet ve istiklalin, bağımsızlığımızın timsalidir.

“Bakara 114 te Allah (cc) “Allah’ın mescitlerinde onun adının anılmasını yasak eden ve onların yıkılması için çalışandan kim daha zalimdir. Böyleleri oralara (eğer girerlerse) ancak korka korka girebilmelidirler. Bunlar için dünyada rezillik, ahirette de büyük bir azap vardır. “

2) Büyükşehir Belediyesi 19.06.2019 Meclis Kararı ile Sur İlçesi sınırları içinde bulunan İYAZ BİN GANEM Caddesinin ismini değiştirme kararını aldı ve uyguladı.

Neden? İsimden mi, fetihten mi rahatsız olundu?

"Hz. Ömer döneminde 639 yılında İslam orduları tarafından Diyarbakır feth edildi. İslam'da fetih, “yakıp, yıkmak” değildir. İyaz Bin Ganem komutasındaki ordu, Diyarbakır'ı Bizans'ın elinden kurtarmıştır. O dönemlerde Diyarbakırda Rum, Süryani ve Ermeniler vard. Fetih ruhunun yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması açısında İyaz Bin Ganemin isminin yaşatılması önemli ve gereklidir. İslamdaki fetih yaşatmak, adalete dayalı yeni bir dünya meydana getirmek için yapılmıştır. İslamın hakim olduğu dönemlerde kişinin dini, inancı ve ırkı ne olursa olsun herkes adalet, hak ve hukuk içinde davranılmıştır.

Herkesin can, mal, nesil, namus ve akıl emniyeti güvence altına alınmıştır.

Diyarbakır'ın en büyük caddelerine, en büyük okullarına ismi verilmesi gerekirken, maalesef mevcut caddeden kaldırılması üzücü ve manidardır.

İyaz Bin Ganem ve diğer sahabei Kiram Diyarbakır'ın simgesi haline gelmiştir. Saadet Partisi olarak bu yanlıştan dönülmesinin zaruri olduğunu söylüyoruz.

 Belediyeler, halkın inanç değerleriyle mücadele eden değil, onların inançlarını daha rahat bir şekilde yaşayabilmelerinin ortamını hazırlayacak adımlar atmasını bekliyoruz. Temenimiz bu yanlıştan en kısa zamanda vazgeçilmesidir.

Bu ülkede kim kutuplaştırıcı söylem ve icraatlar yaparsa yanlıştır. Biz 82 milyon insanın düşüncesi, görüşü, fikri, yaşam tarzı, inancı ne olursa olsun herkesi olduğu gibi kucaklamak durumundayız. Sevgi, barış, huzur, birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımızın olduğu bir dönemde bu konuların göndeme gelmesi bizi derinden üzmüştür.

Mevcut yol ismlerini değiştirmek yerine, Diyarbakır'a  mal olmuş şahsiyetlerin isimlerini hukuken sakıncası olmayanlarını yeni açılacak yollara verilebilir. Kim buna ittiraz eder?

Hangi fikir ve düşünce olursa olsun, isim tabelası, ilçe ve köy isimlerini değiştirsede hakkikatin üstünü örtemez. Gerçekleri değiştiremez. Büyükşehir Belediyesi olarak,  dün şikayet ettiğiniz şeyleri bugün kendiniz yaparsanız güveninizi kaybeder bitersiniz.

Bu her iki konuda Diyarbakırlı hemşerilerimizi üzmüş de ciddi tepkilerini almıştır. Zira “din ve inanç konusu” partiler ve ideolojiler üstü hassas konulardır. Belediyelerin bu        konularda çok hassas olması gerekir.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.