Taner ÖZBAY yazdı: Muhtarlar kıymete bindi!

Başlıktan hareketle söze başlarsak, aslında hiç de fena olmadı demek son derece yerinde olur. Zira Türkiye Cumhuriyeti Devletinin en üst seviyesinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul gören muhtarların yerel düzeyde de en üst seviyede muhatap alınması, oınlarla istişare edilmesi son derece önemlidir.

Taner ÖZBAY yazdı: Muhtarlar kıymete bindi!
22 Aralık 2017 Cuma 15:41

Bu yazımda son günlerde dikkatinizi çektiğini düşündüğüm bir konuyu ele almak istedim: “Muhtarlar Buluşması”...

Önce Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi el attı bu işe ve 20 Ekim tarihinde Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı bünyesinde STK ve Muhtarlıklar Şube Müdürlüğünü kurdu. Devam eden süreçte kentteki ve ilçelerdeki muhtarlar gruplar halinde Büyükşehir Belediyesini ziyaret edip başkan vekili-kayyum Cumali Atilla ile istişarelerde bulundu.

Büyükşehir Belediyesinin başlattığı muhtarlar buluşması devam ederken benzer şekilde Valiliğin de muhtarlar buluşması adı altında bir süreç başlatması dikkatlerden kaçmadı. Daha önce Valiliğin bu tür bir organizasyon yaptığına şahit olmamıştık. İlk önce Yenişehir ilçesinde görev yapan 45 muhtarla bir araya gelen Vali Hasan Basri Güzeloğlu, daha sonra Sur ve Bağlar gibi merkez ilçe muhtarıının yanısıra Çınar, Eğil, Çermik, Kocaköy gibi dış ilçelerin muhtarlarıyla da bir araya gelip istişarelerde bulundu.

“Muhtarlar kıymete bindi” dedirtecek bu gelişmeyi aslında bir olumsuzluğa yorup lüzumsuz yere birilerini eleştirecek değilim. İletişim kanallarının açık tutulması, mülki amirlerin kentin en temel dinamikleri olan muhtarlarla diyalog kurması son derece önemlidir. Bu bakımdan, neresinden bakarsanız bakın ortaya çıkan sonuç olumludur, hayırlıdır. Lakin benim değinmek istediğim konu biraz farklı.

Öteden beri hep söyler dururum. Bir kentin Valisi ile Belediye başkanı el ele verip halkın için de olmalıdır. Geçmişte bu kent hep bunun tersini yaşadı ve bu olumsuzluklar kentin gelişiminin önünde büyük bir engel olarak durdu. Hiçbir HDP’li Diyarbakır belediye başkanını Diyarbakır Valisi ile birlikte yan yana, halkın arasında göremedik. Oysa şimdi durum farklı diyeceksiniz ama ne gezer.

İşte benim dikkatimi çeken ayrıntı da bu zaten. Büyükşehir belediyesine hükümet kayyum atamış. Atanan kişi bir Kaymakam. Ve bildiğim kadarıyla Diyarbakır Vali yardımcısı (ya da vekili) olarak atanmış. Başka türlü kayyum atanamıyor zaten. Çok daha somut bir şekilde ifade etmek gerekirse, tıpkı Vali Hasan Basri Güzeloğlu gibi Cumali Atilla da bir devlet adamı. Şimdi soru şu: Neden birlikte değiller? Neden aynı organizasyonu birlikte yapıp muhtarların karşısında daha güçlü bir imaj çizmiyorlar? Neden her biri ayrı bir telden muhtarlarla istişare toplantısı düzenliyor? Valilik ve Belediye arasında bir sıkıntı, sorun ya da bir çekişme mi söz konusu? Bu soruların cevabını bilmiyorum. Fakat bu Alman usulü takılma zihnimde bu soruların oluşmasına neden oluyor.

Vali Güzeloğlu’nun Kocaeli ve Diyarbakır esnaf birlik başkanlarının elini tutarak çektirdiği resim çok güzeldi, takdire şayandı. Acaba Vali ile belediye başkanları ele tutuşarak objektiflere yansısaydı nasıl olurdu? Valla hiç de fena olmazdı, bilakis çok güzel olurdu.

Dikkatimi çeken bir diğer ayrıntı ise, kayyum Cumali Atilla muhtarları Büyükşehir Belediyesinde ağırlıyorken Vali Hasan Basri Güzeloğlu’nun muhtarlarla Valilik binası dışında bir araya gelmesi oldu. Bunda ne var diyeceksiniz belki ama insanın içine kuşku düştü mü, birşeylerden nem kaptı mı aklına herşey geliyor işte.

Belediye ve Valilik eliyle düzenlenen muhtarlar buluşması ile ilgili bir haber yaptık bugün. Yukarıda değindim minvalde bir başlık attık. “Vali yerinde istişare ediyor, kayyum belediyede ağırlıyor!” dedik. Bir dostum aradı, haber üzerine bir iki laf ettik. Anladım ki bu haberi aslında bir analiz-haber olarak servis etmek daha doğru olacakmış. Ama yapılacak bir şey yoktu zira haber yayınlanmıştı bir kere. Bir makale mi yazsam acaba diye düşünüyordum telefonla konuşurken. Ve Telefonu kapatır kapatmaz bilgisayarın başına geçtim. Sanırım yarım saati geçti yazmaya başlayalı. Demek ki yarım saatte de makale yazılabiliyormuş!

Bir toplumun en küçük sosyolojik birimi nasıl ki aile ise, en küçük dinamiği de muhtarlardır. Bu bakımdan ister Belediye olsun ister Valilik olsun, muhtarlarla bir araya gelinmesi son derece olumlu bir iştir. Gönül isterdi ki Belediye ile Valilik ele verip bu işi birlikte organize edebilseydiler. Hem zamanı hem de kamu kaynaklarını tasarruflu bir şekilde değerlendirebilseydiler!

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.