TGS basın gözlem raporunu açıkladı

​​​​​​​TGS Diyarbakır Temsilciliği 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle hazırladığı2016-2017 Basın Gözlem Raporu’nu açıkladı. Raporu açıklayan TGS Diyarbakır Temsilcisi Mahmut Oral, “Sadece 20 Temmuz 2016-31 Aralık 2016 tarihleri arasında toplam 178 medya kuruluşu kapatılmıştır. KHK’ler sonucunda basın yayın kuruluşlarında çalışıp da işsiz kalanların sayısı, 10 binin üzerindedir” dedi. Oral “Günümüzde gazeteciliğin altın kuralı olan 5N1K’a, sendikalı olmak da eklenmiş, bu kural artık “5N1K1S” olarak anılmaya başlanmıştır” şeklinde konuştu

TGS basın gözlem raporunu açıkladı
10 Ocak 2018 Çarşamba 11:56

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Diyarbakır Temsilciliği 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle hazırladığı2016-2017 Basın Gözlem Raporu’nu açıkladı. Raporu açıklayan TGS Diyarbakır Temsilcisi Mahmut Oral, 10 Ocak, 1961-1971 arasında ‘Çalışan gazeteciler bayramı’ adıyla kutlandığını hatırlatarak, 1971 yılındaki askeri darbe sonrasında, gazetecilerin bazı haklarının tırpanlanması hatta geri alınması üzerine kutlama günü adının ‘10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ olarak değiştirildiğini söyledi. Oral, “Gazetecilere bayram olarak armağan edilen 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, Türkiye Gazeteciler Sendikası olarak, bizim için mücadele günüdür” dedi.

“Çalışan meslektaşlarımız kölelik koşullarında çalıştırılıyor”

145 gazetecinin tutuklu olduğunu, işsizlik oranının yüzde 30’larda seyrettiğini, sendikalaşma oranının yüzde 5 bandında olduğunu ve gazetecilerin neredeyse tamamı güvenceli ve toplu sözleşmeli çalışamadığını belirten Oral şunları söyledi: “Gazetecilerin meslek ve dayanışma örgütü TGS olarak kimse bizden, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü bir bayram olarak kutlamamızı beklemesin!Bugün Türkiye genelinde işsizlik oranı yüzde 13 olarak açıklanıyor, ancak gazeteciler için işsizlik oranının yüzde 30’lar düzeyinde olduğu belirtiliyor. Çalışabilen meslektaşlarımız ise kölelik koşullarında çalıştırılıyor. Her şeye rağmen çalışabilen gazeteciler, çalıştıkları işyerlerinde birkaç kişinin işini birden yapmak zorunda kalıyor. Ağır çalışma koşullarına karşın, alınan ücretler, günden güne eriyor, gazeteciler yoksullaşıyor. Bu tablo ortada iken bizim için 10 Ocak, ancak tüm meslektaşlarımız özgür kalıncaya, sendikalı oluncaya kadar ve güvenceli çalışmaya başladıkları zaman bayram olacaktır.”

“En az 10 bin gazeteci işsiz”

“2016 ve 2017 yılları Türkiye’de basın özgürlüğü bakımından karanlık yıllar olarak tarihe geçmiştir” diyen Oral şunları söyledi:“Sadece 20 Temmuz 2016-31 Aralık 2016 tarihleri arasında toplam 178 medya kuruluşu kapatılmıştır. Bu kuruluşlar arasında gazeteler, televizyonlar, radyolar, haber ajansları, internet haber siteleri, yayın evleri, kültür sanat dergileri, yerel gazeteler, yerel, televizyon kanalları, yerel radyolar, çocuk televizyon kanalları, tematik yayınlar yer almaktadır.  2017 yılında da yayınlanan KHK’ler ile yine bir dizi basın yayın kuruluşunun kapatılmasına karar verilmiştir. Bu bağlamda kapatılan yayın sayısa en az 35’tir. Kapatmalar, sadece KHK’ler ile sınırlı kalmamış, daha sonra RTÜK kararlarıyla da bir dizi televizyon kapatılmış ya da Irak Kürdistanı merkezli yayınlar yapan kimi Kürt kanalları (Rudaw, Waar, K24) gibi Türksat uydusundan çıkarılmıştır. Bu gelişmeler de keza işsiz gazeteciler ordusuna yeni bireylerin katılmasına neden olmuştur. En iyimser tahmine göre, KHK’ler sonucunda basın yayın kuruluşlarında çalışıp da işsiz kalanların sayısı, 10 binin üzerindedir.”

“Türkiye basın özgürlüğü bakımından en alt sıralarda yer alıyor”

Türkiye basın özgürlüğü bakımından da 2016 ve 2017 yıllarında çok kötü bir görünüm sergilediğini ifade eden Oral “Birçok uluslararası meslek ya da gözlemci örgütünün verilerine göre, Türkiye basın özgürlüğü bakımından en alt sıralarda yer almıştır. Bu tablonun sorumlusu olan hükümet ise durumu düzeltmek yerine, uluslararası kurumların açıkladığı endekslerin, batı merkezli endeksler olması nedeniyle sorunlu olduğu eleştirisini getirmiş, adeta batıyı basın özgürlüğüne değer verdikleri için suçlamıştır. Gazeteciler üzerinde ayrıca gözaltı tedbirleri de sürekli uygulanan bir yöntemdir. Hemen her gün ülkenin bir yerinde, bir ya da birden çok gazetecinin gözaltına alındığı haberleri alınmaktadır. Gözaltına alınan gazetecilerin daha çok bölge kentlerinde görev yapan gazeteciler olduğu dikkati çeken bir başka noktadır. Özellikle sokağa çıkma yasakları ve paralelinde yürütülen operasyonlar sırasında, gazeteciler büyük risk altında görev yapmışlardır. Birçok gazeteci, bu zaman dilimi içerisinde güvenlik güçlerinin uyguladığı göz yaşartıcı gaz, basınçlı su, kovalamaca, plastik mermi, gözaltı, kelepçe, silahlı tehdit, küfür, hakaret, yere yatırma, coplama, kaba dayak, tekme, yerde sürükleme gibi şiddet türlerine maruz kalmıştır” şeklinde konuştu.

“Gazeteciliğin altın kuralı artık 5N1K1S’dir”

Oral şöyle devam etti: “Günümüzde gazeteciliğin altın kuralı olan 5N1K’a, sendikalı olmak da eklenmiş, bu kural artık “5N1K1S” olarak anılmaya başlanmıştır. Gazeteciler artık nerede, nasıl, neden, ne zaman, neyin, kimin haberini yaparsa yapsın, sendikanın gücünü de yanıla almalıdır. Haberin gücü haberci ile, habercinin gücü de sendikasıyla çoğalır. Sendikasız çalışmak; haklarından mahrum olmak, anayasa va yasalara aykırı koşullarla çalışmak, keyfi uygulamalara maruz kalmak demektir. Demokratik ülkelerde tüm gazeteciler sendika üyesidir. Bu bağlamda, patron ve hükümet baskılarına karşı koymak, özlük hakları, stajyer sömürüsünün son bulması için, tüm meslektaşlarımızı TGS’ye üye olmaya davet ediyoruz.”

Kaynak: Sertaç KAYAR/Yenigün

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.