“Kerkük çözülmezse bölgede savaş derinleşebilir”

​​​​​​​Eski ANAP Diyarbakır milletvekili Abdulbaki Erdoğmuş, referandum sonrası Kerkük’ün Irak hükümetine teslim edilmesi sürecinde Türkiye, Irak, İran gibi bölgesel güçlerin kendi aralarındaki derin ihtilaflara rağmen yeniden bir araya geldiğini söyledi. Kürtler arası ihtilafın da süreçte önemli payı olduğunun altını çizen Erdoğmuş, Kürtlerin kendi aralarındaki sorunların aşılmasında Kürt Ulusal Kongresinin önemine dikkat çekti. “Kerkük Kürdistan’ın bir parçasıdır. Kerküksüz Kürdistan düşünülemez” diyen Erdoğmuş, Kürtlerin Kerkük’ten meselesinin çözülmemesi durumunda bölgedeki savaşın süreklileşebileceğine vurgu yaptı.

“Kerkük çözülmezse bölgede savaş derinleşebilir”
22 Ekim 2017 Pazar 14:28

Yer altı zengin kaynaklarından kaynaklı tarihi boyunca ihtilafların merkezinde bulunan Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) denetiminde olan Kerkük, DAİŞ saldırısı sonrası Kürtlerin yönetimine geçti. IKBY’deki bağımsızlık referandumunun ardından kent yeniden el değiştirdi.

Kürt güçleri bir birini suçluyor

Bölgesel güçlerin anlaşması sonucu kent İran destekli Heşdi Şabi güçlerine teslim edildi. IKBY’nin referandum öncesi “Sonuna kadar savunulacak” dediği kent, tek kurşun atılmadan teslim edildi. “Geri çekilme” konusunda KDP ile YNK birbirini sorumlu tutarken, Kürtlerde hayal kırıklığı yaratan sonucu Mezopotamya Ajansı’na değerlendiren muhafazakar siyasetinin önemli isimlerden eski Anavatan Partisi (ANAP) Diyarbakır Milletvekili Abdulbaki Erdoğmuş, “Bu kadar tarihi çekişmelerin göbeğinde yer alan, üzerinde hesap yapılan bir bölgede üstelik de bağımsızlık referandumu sonrasında bu saldırıların yaşanacağı pek ala öngörülebilir ve ona göre hazırlık yapılabilirdi” diye konuştu.

Kürtlerin, “Yüzyıllın rüyası olarak kendi kaderini tayin hakkını kullanmalarının” sevincini yaşamadan “Kerkük gibi önemli bir merkezi” kaybetmiş olmalarının “üzücü olduğunu” ifade eden Erdoğmuş, Kerkük’ün el değiştirmesinin de bir kaç önemli nedeni olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:

Federe Kürdistan siyaseti değişmeli

“Bu nedenlerin başında Türkiye, Irak, İran gibi bölgesel güçlerin zaten tarihten beri gelen Kürt karşıtı politikaları oluşturuyor. Referandum sonrası aralarında onca sorun olmasına rağmen bu ülkeler yeniden bir araya geldiler ve Kürtlere karşı o tarihsel rollerini oynadılar. İkinci önemli neden Kürtlerin kendi aralarındaki anlaşmazlıkları ve itilaflarıdır. Kürtlerin birlik olamama halleridir. Yıllardır özellikle Güney’de bulunan KDP ve YNK arasında ciddi sorunlar var ve bu güçler ne yazık ki bir birlerinin aleyhine karşıt güçlerle ittifaklar geliştirdiler. Bugünde böyle bir sorunun yaşandığına ve bir grubun diğer gruba karşı Kürtlere karşı güçlerle ittifak yaptığını görüyoruz.”

Kerkük tuzak sonucu alındı

Kerkük’e yönelik saldırının Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın İran’a yaptığı ziyaret sonrasına denk gelmesini hatırlatan Erdoğmuş, “Bu saldırıda baş aktör İran’dır. Irak merkezi hükümeti zaten İran denetimindedir ve öyle görünüyor ki İran’ın talebi ile harekete geçti. İkincisi Haşdi Şabi zaten doğrudan İran denetiminde olan ve onun palazlandırdığı bir güçtür. Bunları İran Kerkük üzerin saldırttı” dedi. Türkiye ve iktidarının Kerkük saldırısında rol oynadığını kaydeden ve bu konuda daha önce AKP ile yakın ittifak kuran KDP’nin de sorumlu olduğunun vurgulayan Erdoğmuş, “Bana göre uluslararası güçlerinde desteklediği, bölgesel güçler tarafından organize edilen bir tuzak kuruldu Kerkük ve Kürtlere karşı. Türkiye, AKP ve Erdoğan bu tuzakta aktif rol aldılar” diye belirtti.

Ulusal Kongrenin önemi

Başka toplumlarda da “farklılıklar ve ayrışmalar” olmasına rağmen, yine de temel noktalarda birlikte hareket ettiklerini hatırlatan Erdoğmuş, “Kürtlerde de farklılık olmalı. Teklik iyi değil. Ama bu parçalı durumun bu bir birine karşı politika yürüten yaklaşımlar aşılmalıdır. Barzani ve Kürdistan yönetimi bunu aşmaz ise daha çok sorun yaşar” diyerek bu sorunların aşılmasında Kürt Ulusal Kongresinin önemine dikkat çekti.

Kerkük çözülmezse savaş süreklileşir

Kerkük’ün Kürtler açısından önemini anımsatan Erdoğmuş, “Kerkük orada yaşayan bütün halklarındır. Ama Kerkük Kürdistan’ın bir parçasıdır. Kerküksüz Kürdistan düşünülemez” diyerek sözlerini şöyle sonlandırdı: “Kerkük’te özerk, federatif ve oradaki bütün hakların yönetime katılabileceği bir düzen düşünülebilir. Ama Kerkük meselesi çözülmez ise bölgedeki savaş süreklileşir. Kürtler Kerkük’ten vazgeçmezler. Ayrıca Kürtlerin başarılı olmasının yolu da daha çok siyaset ve diplomatik faaliyet yürütmelerinden geçer. Kürtler dünya realitelerine göre hareket etmelidir. Ayrıca Türkiye’nin de Kürtleri tehdit olarak görmesi çok büyük bir yanlıştır.”

Kaynak: Yenigün

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.