Ne zaman adam oluruz? 


Arif Tekin

Arif Tekin

17 Mart 2017, 18:15

Ne zaman adam oluruz? 

Eğer sizden sokakları süpürmeniz istenirse, Michelangelo’nun resim yaptığı, Beethoven’ın beste yaptığı veya Shakspeare’in şiir yazdığı gibi süpürün. O kadar güzel süpürün ki, gökteki ve yerdeki herkes durup ‘Burada işini çok iyi yapan bir çöpçü yaşıyormuş’ desin...”
Martin Luther King’in bir sözüdür bu...

Sokak jargonuyla özetleyeceksek eğer; Adam olacaksak eğer. Ne yapıyorsan yap, hakkını vereceksin diyor.


Çöpçü yerleri iyi temizleyecek, pırıl pırıl yapacak.
Polis taraf olmayacak, herkesin güvenliğini sağlayacak.

Asker , yemininde olduğu gibi vatan ve millet uğruna gerektiğinde canını verecek
Doktor ayırım yapmayacak, zengin-fakir herkese sağlık dağıtacak.
Hakem ya da Hakim- Savcı, kurallar ne ise onu uygulayacak, kimseyi kollamayacak.
Futbolcu, hangi takımı tutarsa tutsun, giydiği formanın hakkını vermek için uğraşacak,

Makam, mevkii ve koltuk sahipleri (adı bazen esnaf, banka memuru, veznedar, şef, müdür, belediye başkanı, kaymakam, vali olur. Bazen de milletvekili, bakan , başbakan, cumhurbaşkanı olur) Şuan  getirildikleri ve/veya  işgal ettikleri yerlerin kendilerine baba yadigarı, aile mirası olmadığını  bilecek ve  getirildiği makamın, oturduğu koltuğun hakkını verecek.

Turan Ekin den bir anı anlatayım;

Yıl 1986. Başbakan Turgut Özal en güçlü dönemini yaşıyor. Özal Malatya'da bir miting düzenliyor. ANAP'ın bütün önde gelen isimlerinin katıldığı bu miting Özal'ın gövde gösterisine dönüşecek. Planlar ona göre yapılmış. Partinin miting otobüsü Malatya meydanına geliyor.

Turgut Özal otobüsün üzerine çıkıp konuşacak. Protokol gereği kendisini karşılayan Malatya Valisi Naim Cömertoğlu'na direktif veriyor: “Gel, sen de çık otobüsün üzerine benimle…” Valinin “Efendim ben devletin Valisiyim, orada olmam uygun kaçmaz” demesi hiçbir işe yaramıyor ve Başbakanla birlikte otobüsün üzerine çıkmak zorunda kalıyor.

Miting meydanı kalabalık. Otobüsün üzeri daha da kalabalık! Meydandakiler boyu kısa olan Özal'ı aşağıdan bakınca göremiyorlar. Meydandan otobüse doğru “Çök, çök, çök” sesleri duyulmaya başlıyor. Otobüsün üzerindekiler çökecek ki, meydandaki partililer başbakanlarını iyice görebilsin!

Özal, yanında duran bakanlarından dayısının oğlu  Hüsnü Doğan a “Sen çömel bakalım Hüsnü” diyor. Mikrofon elinde, bu sözleri herkes duyuyor. Hüsnü yere çömeliyor. Birkaç kişi daha böylece çöküp çömeliyor. Özal bu kez yanındaki Vali Naim Cömertoğlu 'na sesleniyor. Elinde mikrofon var ve söylediği bu sözleri binlerce insan duyuyor:

“Vali Bey, sen de çök, çömel şuraya.”

Vali Bey'den gelen ve Malatya meydanına mikrofondan yankılanan ses aynen şöyle: “Sayın Başbakanım, ben devletin Valisiyim. Vali çökmez, Vali çömelmez. Vali çökerse devlet çökmüş olur. İzin verirseniz ben aşağıya ineyim…” diyor.

Bu sözleri duyan Özal çok bozuluyor ama renk vermiyor. “Vali'nin bu sözleri duyulunca kalabalıktan inanılmaz bir alkış kopuyor.” Vali Naim Cömertoğlu, boynuna “şeref madalyası” takmış olarak aşağıya iniyor. Bu olay, Vali Bey'in bu onurlu davranışı, o günlerde gazetelerde yer buluyor. Vali kısa süre sonra merkeze alınıyor, sonra da emekli oluyor.

İşinin Hakkını verince ne mi olur. İşini adam gibi yapmayandan hesap sorma yetkisini kendi üstümüzde buluruz. Kendin adamsan eğer, adam olmayanı da adam edersin derler ya.

Herkes ama herkes hakkını ve haddini bildiğinde, karşısındakinin makam ve mevkiine bakmaksızın haddini bilmeyen veya işini hakkıyla yapmayana haddini bildirdiğinde…

Bakın o zaman adam oluruz.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Önemseyen biri - 3 yıl önce
Eskiden siyaset ahlasızlığının bir sınırı varmış, şimdi yok!