"Kürt meselesi değil, Güneydoğu meselesi"

​​​​​​​İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 15 Temmuz ve faili meçhul cinayetler dönemiyle ilgili açıklamalar yaptı. Akşener, "Kürt meselesi değil, Güneydoğu meselesi dedik. Çünkü Kürt meselesi dediğiniz zaman şöyle bir şey oluyor: Şuurun altına şöyle bir mesaj iletiyorsunuz. Kürtler problem!" şeklinde konuştu.

"Kürt meselesi değil, Güneydoğu meselesi"
04 Kasım 2017 Cumartesi 10:57

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İçişleri Bakanlığı yaptığı yıllarda yaşanan faili meçhul cinayetlerle kendisi arasında bağlantı kurulamayacağını söyledi. “Kürt sorunu deyince Kürtler problem gibi oluyor” diyen Akşener 15 Temmuz’da sokağa çıkmaya hazırlanırken hakkında ‘darbenin başbakanı’ şeklinde haber yapılınca yanlış anlaşılmamak için çıkmadığını söyledi. Akşener’in Hürriyet gazetesinden İpek Özbey’e yaptığı açıklamalardan bazı başlıklar şöyle:

BİR TARAFTA AK PARTİ BİR TARAFTA HDP

Referandum sırasında özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da bir şey fark ettim. Bir tarafta HDP bir tarafta da AK Parti. İki sert yüz var. Ve ilk defa burada geçmişin özlendiğini gördüm. Diyelim ki Anavatan Partisi iktidardaydı. Ama Refah Partisi ve DYP’nin buralarda; Doğu ve Güneydoğu’da milletvekilleri vardı. İktidardan isteklerine yanıt alamayan vatandaş mutlaka muhalefete giderdi. Vatandaşın bir üçüncü yola ihtiyaç duyduğunu gördük. Seçmen bize nasıl davranacak göreceğiz ama bunun bir görev olduğuna kanaat getirdik.  CHP geçmişte vardı. Daha doğrusu SHP döneminde buralarda milletvekilleri vardı. Zaman içinde CHP’ye oy verecek insanların hangi alana kaydığını bilmiyorum. 1999 seçimlerinde MHP’nin de vekilleri vardı, ondan sonra onlar nereye gitti, bilmiyorum. Görünen iki siyasi alan var.

ÇEMKİREN BİR SÖYLEM GELDİ

Güneydoğu böyle, ikili bir sistem var. Batı’daysa renkleri farklı yüzde 60’lık bir sağ seçmenin kendisinde toplandığına inanan –ki reel durum da bu-  rekabetin ortadan kalktığı ve CHP’yi o sağ seçmen üzerinde formatlamış, düşman kuvvet kabul edip, onu bir yere sıkıştırmış, sağın geri kalan bütün renklerini kendinde konsolide eden bir siyasi yapıyla karşı karşıya kaldık. Ama bu neyi getirdi? İncitici bir dilin, çemkiren bir söylemin, herkesin herkese hakaret ettiği ama bu hakaretlerin sonucunda da hiçbir şeyin olmadığı, işin cıvıdığı bir siyasi atmosferi getirdi. Şimdi bunun neticesinde ikiye bölündü Türkiye. Ne etnik, ne mezhep, ne siyasi aidiyet üzerinden tanımlayabiliriz biz bu durumu. Türkiye, evet-hayır diye ikiye bölünmüş ve bu iki kesim arasında bir geçirgenlik yok. Bakın ben güven endekslerini çok iyi takip ederim. Bu ülkede birbirine güvenen insanların oranı çok düştü. Hiçbir ülkede bu ülkede olduğu kadar noter yok.

KÜRT MESELESİ DEĞİL GÜNEYDOĞU MESELESİ

‘Kürt meselesi’ değil, ‘Güneydoğu meselesi’ dedik. Çünkü Kürt meselesi dediğiniz zaman şöyle bir şey oluyor: Şuurun altına şöyle bir mesaj iletiyorsunuz. Kürtler problem! Evet bizim burada problemlerimiz var. Ekonomik, sosyal, siyasi, açılımların getirdiği çıta yüksekliğinin yarattığı bir hayal kırıklığı ve bir de eli silahlı terör var. Bugün iri yarı laflar ederek bir dakikada çözemezsiniz. Dokunarak, birbirimizi anlayarak, açık seçik konuşarak üzerine gitmeliyiz.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.