Ya şimdi küfür eden ben olaydım?


Arif Tekin

Arif Tekin

05 Ağustos 2017, 23:37

Çocukluğumdan hatırlıyorum da; asker abiydi, bekçi dayı,polis amca. Belediye başkanı, kaymakam, emniyet müdürü, vali  halkın arasında dertleri dinler , imkansızlıklar içinden imkan yaratmaya çalışırlardı. Şimdi göreniniz duyanınız varmı. Yok yok muhtarı nı tanıyanınız varmı.

Herkesin ne mal olduğunu bildiği biri gelir bir okul veya bir banka açar. Herşey kanunlara nizamlara uygundur. Devlet büyüklerimiz büyük karşılamalar, ihtişam, törenler, muhteremler, gözümüzün nurları, gururumuz lafları havalarda uçuşur. Yalakalar hesaplarını o bankaya kaydırır, yandaşlar hortumlamanın yollarını aşındırır, garibanlar kredi çekme yollarını aşındırır, üç kuruşunu bu çarka sokar veya çocuğunu okula yazdırıp geleceği kurtulsun diye tanıdık kapısı yollarını aşındırır.

Aklını ekmek peynirle yediğine bile inanmadığım, toplam sayısı onbini bulmayan geri zekalı, seksen milyonluk ülkede, komedi gibi ihtilale kalkışır. Sonu 249 kişinin ölümüyle sonuçlanan trajediye dönüşür.

Büyük gün gelir çatar. Allah da, milletimiz de kandırılmış devlet büyüklerimizi affeder. İçlerinden bir tane bile suçlu bulunamaz. O kandırılan , kapısının önünden geçen, hatta oradaki çaycıya selam bile veren garibanı kimse affetmez. Birinci derecede akrabaları dahil hiç kimse, bırakın devlet imkanlarından yararlanmayı, bakkal dükkanı bile açamaz.

Ülke yangın yerine döner. Çocukluğumdan beridir kim olduğunu bir türlü öğrenemediğimiz dış mihraklar oyunlarını oynamaya devam eder.

Siyaset mekanizması tek bacaklı masa gibidir. Ekonomi Allah a emanet. Verilen kredileri ihtiyacı olanlar haricinde tüm yandaşlar alır. İhaleler yine belli adreslerdedir. Televizyonlarını açanlar, aynı ülkede mi yaşıyoruz diyecek kadar iyimser ve güllük gülistanlık bir tablo görmektedirler. Ama yine de  bir terslik vardır. Yürütme bile yürütmekten şikayetçidir.

Zamanın berrinde;

Atatürk’e hakaretten bir köylü hakkında soruşturma açılmış.

Durumu Atatürk’e arz etmişler:

-“Mahkemeye veriyoruz, size küfür etmiş.”

Atatürk sormuş:

-“Ben ne yapmışım ona?”

Dosyayı inceleyen bir milletvekili açıklamış:

-“Gazete kâğıdı ile sardığı sigarayı yakarken kâğıt tutuşmuş da ondan.”

Bunu söyleyen milletvekiline Atatürk sormuş:

-“Siz hiç gazete kâğıdı ile sigara içtiniz mi?”

-“ Hayır...”

-“Ben Trablus’tayken içmiştim, bilirim. Pek berbat şeydi. Köylü bana az bile küfür etmiş. Siz bunun için mahkemeye vereceğinize, ona insan gibi sigara içme imkanı sağlayınız!”

YA ŞİMDİ KÜFÜR EDEN BEN OLAYDIM ? MAAZALLAH

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Önemseyen biri - 2 hafta önce
herkesin bildiği ve söyleyemediği şeyleri edebi bie dille anlatmışsın. Ama biz adam olmayız. Bize mustahaktır. Çünkü kendiliğinden böyle olmuyor hiç bir şey. Ne yapiyorsak biz yapiyoruz kendimize.
Helal olsun sana ama dikkat et abi, zalimler için kolay bir lokma olmayasın.
Misafir Avatar
arif tekin - 1 hafta önce @Önemseyen biri
"eğer bir memlekette erbabı namus laakal, eşirra kadar sabur olmazsa,
o memleket behemehal batar.”