Bozan: Barışa ve huzura ihtiyacımız var

Saadet Partisi Diyarbakır İl Başkanı Fesih Bozan, parti il binasında düzenlediği basın toplasından ülkenin gündemine yönelik açıklamalarda bulundu. Bozan yaptığı açıklamada: “Barış ve huzura ihtiyacımız var,  başta siyasi parti liderleri ve mensupları olmak üzere herkesin bu ortamı temin edecek bir dil ve üslubu kullanması gerekir” dedi.

Bozan: Barışa ve huzura ihtiyacımız var
05 Ekim 2018 Cuma 17:38

Saadet Partisi Diyarbakır İl Başkanı Fesih Bozan ülke gündemi ile ilgili gerçekleştirdiği basın toplantısında, “Batman'ın Gercüş İlçesi’ndeki terör saldırısında hayatını kaybeden 8 askerimize Allahtan rahmet, kederli ailelerine sabır diliyoruz. Bizi bölmek ve parçalayarak kolay lokma haline getirmek isteyen dış mihrakların oyunu olan terör ve şiddet hiçbir zaman bir hak arayışı olarak kabul edilemez. Barış, huzur ve kardeşlikten bahsedenlerin her türlü terör, şiddet, kan ve gözyaşı akıtmaktan artık vazgeçmeleri gerekmektedir” dedi.

İptal edilen Karpuz Festivali

Fesih Bozan, gerçekleştirilmeyen Kültür ve Karpuz Festivali hakkında, “Bilindiği gibi Diyarbakır’ın en önemli tanıtım ürünlerinden biri, Diyarbakır karpuzudur. 8.si 22-23 Eylül tarihleri arasında yapılması planlanan festival, bir ayağı “karpuz koşusu” yapıldığı halde “Kamuda tasarruf tedbirleri” bahanesiyle iki gün kala Belediye tarafından iptal edildi. Diyarbakır için çok önemli olan bu tanıtıcı festivalin iptali doğru olmamıştır. Tasarrufsa başka yerlerde yapılmalı idi diye düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

Mahalle muhtarları

Zaman zaman muhtarları ziyaret ederek mahallelerin sorunlarını dinlediklerini ifade eden Bozan, “Bazı muhtarlar, mahalle sorunlarıyla birlikte iki konuda Belediyelerden destek beklediklerini ifade ettiler. Mahalle sorunlarını dile getirmek için Belediye Başkanlarına ulaşmakta bazen sıkıntı yaşadıklarını, muhtarlıkların daima açık kalması için, görevli bir personelin tayını ve kırtasiye giderleri için destek beklediklerini ifade etiler” dedi.

 “Ülkede birlik dili kullanılmalı”

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın McKinsey tartışmalarına ilişkin yapılan yorumlara “cehaletten değilse ihanettendir" demesine yönelik Bozan, “Ülke olarak, hem içerde hem dışarda zor bir süreç yaşamaktayız. Her zamandan daha çok barış ve huzura ihtiyacımız vardır. Başta siyasi parti liderleri ve mensupları olmak üzere herkesin bu ortamı temin edecek bir dil ve üslubu kullanması gerekir. Özellikle iktidarın buna daha çok dikkat etmesi gerekir. İktidar, kendisi gibi düşünmeyen, farklı çözüm öneren herkesi hain diye itham etmektedir. Bu çok tehlikeli bir zihniyettir. İktidar yetkililerinin bu tavırdan acilen vazgeçmesi gerekiyor” diye konuştu.

“Alım gücü %50 azaldı”

Bozan, vatandaşın alım gücüne yönelik şunları söyledi: “AK Partinin üretime dayalı olmayan israf ve betona dayalı ekonomi politikası duvara toslamış, vatandaşımız %50 fakirleşmiştir. AK Parti iktidarı, 16 yıldır, bu seçim, şu seçim, 2023, 2053, 2071… diye diye millete hep içi boş umut satmıştır. Ve her geçen bir gün milletimiz ve ülkemiz için telafisi mümkün olmayan, zaman ve maddi kayıplara neden olmuştur. Ve geldiğimiz son nokta içler acısı; zam üstüne zam, TL dolar karşısında, Ocak 2018-10 Ağustos tarihi itibarıyla %57 değer kaybetmiş  iflas eden onlarca şirket ve kepenk indiren binlerce esnaf ve ülke yönetiminin danışmanlık kılıfında, Abd’li McKinsey şirketiyle anlaşılması. Bir ülkenin geleceğini bir kişiye bağlamak ne kadar yanlış ise bir ekonominin geleceğini yabancı bir şirkete, hele hele ABD’li ve İsrail bağlantılı bir şirkete bağlamak da o kadar yanlıştır. Herkes biliyor ki bu McKinsey basit bir şirket değildir. 90 yıla yakın bir geçmişi olan, Abd ve İsrail’in çıkarını gözeten, ABD’nin sömürü kurumlarından olan, ancak danışmanlık kılıfı giydirilmiş uluslararası bir şirkettir. Açık ve net olarak söylüyoruz, McKinsey Türkiye’ye atanmış bir kayyumdur. Bu iktidar kayyum atamakta rekor kırmış ve en sonunda kendine de kayyum atamıştır. Bizi üzen,  yürütülen yanlış politikalardır, Türkiye’ye danışmanlık ismiyle de olsa ABD’li bir şirkete danışmanlık ücretinin verilmesinden hicap duyuyoruz. Meclisimiz yok mu, Sayıştay ve Danıştayımız yok mu? Ülkemiz ve Milletimiz bunu hak etmiyor. Hani dış mihraklar, Hani ABD bize ekonomik savaş açmıştı? Ne oldu? Sen gel bütün seçim çalışmalarını dış mihraklar üzerine kur, seçim sonrasında da dış mihraklar, “15 Temmuz darbesiyle başaramadıklarını, ABD ekonomik savaşla tamamlamaya çalışıyor” de, sonra git diş mihrakların önde gelen şirketlerinden biri olan McKinseye danışmanlık anlaşması yap. Bu kadarı da olmaz diyoruz. Bu aziz milletin, iyi niyeti bu kadar istismar edilmemelidir. Ama Ak Parti iktidarı, 16 yıldır maalesef bunu hep yapıyor.”

Af teklifi

Dönem dönem yapılan afların olduğuna ancak çözümün olmadığına değinen Bozan, “Her geçen gün suç işleyenler artarak devam etmiştir. Temel çözüm suç işleme zeminini ve sebeplerini ortadan kaldırmaktır. Cezaevlerini doldur boşalt çözüm değildir.  Af konusundaki temel yaklaşımımız, Devlet kendisine yönelik suçları, şahısları doğrudan ilgilendirmeyen suçları affedebilir. Vatandaşın vatandaşa karşı işlediği suçları devletin affetme hakkı da yetkisi de yoktur." MHP’nin teklifinde, anlaşıldığı kadarıyla  ne kadar çete, hırsız, mafya babası, rüşvetçi gibi adi suçlu varsa bunların af düşünülüyor. Bunun toplumsal barışa bir katkısı olmayacaktır. Ceza evindeki kişilerin hakları düşünülürken dışardaki mağdurun hakkı ne olacak? Diye soruyoruz” dedi.

“Tarım ve hayvancılık yok edildi”

Bozan, Ziraat Mühendisleri Odası raporuna göre, geçen yıl çiftçiye 12,7 milyar destek verildiğini söyleyerek, “Tarım kanununa göre, milli gelirin yüzde 1’inden daha az destek verilemez. Bu da 35 milyar TL destek demektir. Dışarıdan getirilen tarım ürünlerine ödenen para 66 milyar TL. Yabancı çiftçiye, 5 katı daha fazla destek vermiş oluyor. Çiftçinin borcu son 15 yılda 90 kat artmıştır. Araziler ekilmiyor. Köyler boşalıyor, gençler iş umuduyla Batı illerine göç ediyor. Ama Saadet Partisi iktidarında bütün tarım arazileri ekilecek. Çiftçiye vergisiz mazot verilecek, gübre, ilaç, elektrik v.s girdilerde destek verilecektir. Milli Gelirin en az %1’İ bugünkü rakamlarla 12.7 milyar değil bunun 3 katı en az 35 milyar destek verilecek. Siz şekeri Cargill’e, fındık borsasını Ferrero’ya ve ekonomiyi de McKinsey’e emanet ederseniz güçlü bir ekonomi yerli ve milli bir ekonomiden bahsedemezsiniz. İşin garip tarafı bunları yapan iktidar kendini miili ilan ederken, “bu yanlıştır yerli üretime dikkat çekenleri de hain ilan etmesidir” şeklinde konuştu.

“Vatandaş karşı karşıya getiriliyor”

“Yüzme bilmeyen bir kişinin suya düşerken boğulmamak için çırpınması gibi vatandaşlarımızda bugün, sağnak yağmur gibi yağan zamlarla boğuşmaktadır” örneğini dile getiren Bozan, “Doğalgaz ve elektriğe iki ayda %27 Sanayide %46.5 zam geldi. Her ne kadar pazar ve marketteki enflasyon 3 katıda olsa TÜİK açıklamasına göre enflasyon  %24.5 la tavan yaptı. Marketler pazarlar ateş pahası. Sanayici, esnaf, nakliyeci, çiftçi, fırıncı, işçi, memur, emeklisi. Herkes feryat ediyor. Yaşanabilir bir Türkiye için, milletimizin huzur ve refahının sağlandığı, adalet, kardeşlik, barış ve eşitliğin olduğu, rüşvet, israf ve partizancılığın olmadığı, üretime dayılı politikaların yapılabilmesi ancak Saadet Partisinin iktidarıyla mümkündür. Bunun da en yakın fırsatı, 31 Mart 2019 tarihinde yapılacak, Yerel Seçimlerdir. Denenmişi bir daha bir daha denemeye gerek yoktur. Milletimiz, Yerel yönetimlerde Saadet Partisinin kadrolarını seçerek, refah, güvenlik, huzur ve barışın ilk işaret fişeğini atma temennisiyle saygılar sunuyorum” dedi.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.